Başyazı »

Yorum Yap |

Pekin’deki Yasak Şehir, tarih boyunca 24 Çin imparatorunun sarayı oldu. Fakat yüzyıllardır, Moğol imparatoru olan Kubilay Han’ın, 13. yüzyılda Pekin’deki sarayının yeri bir sır olarak kalmıştı. Yeni çalışmalar sırasında, Kubilay Han’ın kurduğu Yuan Hanedanlığı’nın sarayına ait …

Read the full story »
Kütüphane

E-kitap olarak sunulan kitapların tamamı tanıtım amaçlıdır. Telif hakkı olduğunu düşündüğünüz eserleri bize bildirebilirsiniz.

Kültür&Sanat

Tarihin başlangıcından günümüze kadar Türklerin dünya medeniyetine kazandırdıkları

Belgeseller

Kadim Türklerle ilgili pek çok bilinmeyene ışık tutan birbirinden güzel belgeseller

Arkeoloji

Yerli ve yabancı araştırmacıların gerçekleştirdikleri arkeoloji çalışmaları

Duyurular

Türk tarih araştırmalarında son gelişmeler, konferanslar, sempozyumlar

Anasayfa » Başyazı, Kültür&Sanat, Türk Mitolojisi

Alplar ve Elfler

Hayli cüsseli bir kitaplık oluşturan İskandinav sagaları Türkiye’de bir genel kültür konusu olmanın ötesine geçememiştir. Bilimsel çalışmalarda ele alın­masının örnekleri yok denecek kadar azdır. Bu yüzden, bilimsel olarak fazla bilinmeyen bu konuda ileri bir aşamayı içeren, karşılaştırmalı bir tarzda bildiri sunma cesaretini dinleyici kitlemizin çoğunluğunun halkbilimci ol­masından aldık. Bu yüzden biz saga tanımlamasına girmeyeceğiz. -/ ünsü­zünü bulundurmayan Türkçenin alp kelimesi ile Kuzeylilerin el/ sözcüğü arasındaki dilbilimsel ilişkiyi kanaatlerinize havale ediyoruz. Belki başka bir çalışmada bu sözcükler etimolojik olarak tahlil edilmelidir. Aşina olunan usûl, karşılaştırmadan sonra tarihi zeminle ilgili bir sonuca varmaktır. Biz ise tersini yapacak ve önce tarihi zemini açıklayıp ardından bu zeminde karşılaştırma yapacağız.

Son yıllardaki araştırmalar Türk anayurdunun Altaylarda, hele de Si­birya’nın doğusunda olamayacağını açıklıkla göstermiştir. Muhtemel Türk yurdu İdil-Ural bölgesindedir. Eski Türkçenin söz varlığının bir ormancı- avcı-tarımcı topluma işaret etmesi bunun bir kanıtıdır. Ziraat yapan insan­ları ot bitmez bölgelere yerleştiremeyiz.[1] Bölgedeki yer adlarının Türkçe isimlerinin de olması buna işaret eder. Biz Anadolu’da bin yıldır ırmak isim­lerini Türkçeleştiremeyip, sadece bazılarına renk izafe ederken, Doğu Avru­pa’da ve Batı Sibirya’daki neredeyse tüm ırmak isimlerinin Türkçe adları vardır (Karatay 2010a: 17-26]. Eski Türkleri betimleyen kaynaklar nere­deyse hep bir ağızdan sarışın bir kavimden bahsederler ve Kumanlar bu bahislerde sadece küçük bir yer tutar. Bu tip insanı herhalde en iyi bu böl­gede bulabiliriz.[2] Türk boy isimlerinin ezici çoğunluğu batı tarafa aittir ve doğuda geçmez. Şu an, dayatılmış kalıpları bırakarak eldeki veri ışığında düşünen bir dilbilimcinin rahatlıkla söyleyebileceği şey, Türkçenin en yakın akrabasının Macarca olduğu ve bu ikisinin muhtemelen aynı dilden indiği­dir (Marcantonio 2009: 68-94, Karatay 2010b: 27-46]. Bu da aynı bölgeye işaret edecektir. Hatta başka ayrıntılar da tespit edilmiştir. Örneğin Osman Karatay’ın yenilerdeki bir tespitine göre, Göktürk devletini kuracak olan Türk budun, uğradığı felaketin ardından Ergenekon vadilerine sığınmadan önce Orta İdil civarında yaşıyordu (Karatay 2009].

Dolayısıyla İskandinavya ile İdil boylarını harita üzerinde düşündüğü­müzde, aralarında çok sıkı tarihi ve kültürel ilişkilerin bulunması değil, bu­lunmaması şaşırtıcı olacaktır. Hatta sıkı bir etnik ilişki düşünmek için de zemin bulunmaktadır. Yaklaşık aynı iklimi yaşayan iki kuzey bölgesinden bahsediyoruz. Şu an üzerinde bir proje olarak çalıştığımız saga metinlerinin incelenmesi bu konuda haklı olduğumuzu her geçen gün daha bir katiyetle göstermektedir.

Osman Karatay • Emre Aygün

Alplar Ve Elfler: Türk ve İskandinav Dünyalarında Kahramanlık Olgusu,Karadeniz Araştırmaları • Bahar 2012 • Sayı 33 •

İndir (PDF, 188KB)



TSK Mehmetçik Vakfı

2 Yorum »

  • Fahri Karataş dedi ki:

    Arkadaslar
    maalesef Türk yurdunun Altay’larda olamayacagi tezinize katilamayacagim.
    Neden?
    1-Her sene iklimler degisiyor, bu kadar bin yil oncesinde neler oldugunu tam olarak bilemeyiz
    2-Zaten deniz kenarinda yasayan bir milletin, balik kurutmaya, tutsulemeye neden ihtiyaci olsun? Gunumuzde ki gibi keyif isi degildi gida almak, o zamanlar!
    3-Gocer bir milletin yaninda goturup kisinda yiyebilecegi sekilde saklamak ancak Türk’e has bir özellik olsa gerektir. Tursu, konserve, salamura, tutsuleme
    4- Bu bakimdan iskandinav bolgesinin tamaminin asli Türk’tür.
    5-Altay’lardan da öncesinin varliğını dusunursek, göçün Mu kitasindan sonra, önce Altay’lara sonra diğer yerlere demek doğru olmayacaktir. Göçün Kuzey amerika, mayalar, endonez ve hint halklarindaki etkilerini alt alta topladiğimizda ortaya çikan muazzam dünyaya yayilişin ardindaki tek sebep ancak çok buyuk bir afet olabilirdi. O zaman sartlarinda da herkes bir tarafa dagilmis, sonra da buyumus gozukuyor.

    • Muhammet Hanifi Küntuğ dedi ki:

      İskandinav atalarına Türk kanı karışmış olabilir ama Türklüklerinden geriye birşey kalmamış. vikinglerle bazı yaşam tarzı ve savaşçı ruhu gibi benzerlikler olabilir ama tarihlerini ve özellikle şu anki hallerini ele alırsak arada uçurumlar var. Türkler hiçbir zaman savaşlarda öldürdükleri insanlarla akıttıkları kanla övünmemiş; yaptıkları savaşlarla ilgili coşkulu anlatımlarda bulunmuşlardır. buradaki aradaki o uçurum barbarlık.

Yorum yazın !

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

“Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar