Başyazı »

Yorum Yap |

Pekin’deki Yasak Şehir, tarih boyunca 24 Çin imparatorunun sarayı oldu. Fakat yüzyıllardır, Moğol imparatoru olan Kubilay Han’ın, 13. yüzyılda Pekin’deki sarayının yeri bir sır olarak kalmıştı. Yeni çalışmalar sırasında, Kubilay Han’ın kurduğu Yuan Hanedanlığı’nın sarayına ait …

Read the full story »
Kütüphane

E-kitap olarak sunulan kitapların tamamı tanıtım amaçlıdır. Telif hakkı olduğunu düşündüğünüz eserleri bize bildirebilirsiniz.

Kültür&Sanat

Tarihin başlangıcından günümüze kadar Türklerin dünya medeniyetine kazandırdıkları

Belgeseller

Kadim Türklerle ilgili pek çok bilinmeyene ışık tutan birbirinden güzel belgeseller

Arkeoloji

Yerli ve yabancı araştırmacıların gerçekleştirdikleri arkeoloji çalışmaları

Duyurular

Türk tarih araştırmalarında son gelişmeler, konferanslar, sempozyumlar

Anasayfa » Başyazı, İskitler, Kimmerler, Tarihte Türkler

Anadolu’da Kimmerler ve İskitler

İlhami Durmuş, Anadolu’da Kimmerler ve İskitler, Belleten, C LXI, S 231, s.273-286.

İskit baskısı sonunda Kafkas geçitlerini aşan Kimmerler, Doğu Anadolu’ya ulaşmışlardır. İskitler’e izlerini kaybettiren Kimmer toplulukları kısa zamanda Urartu yerleşim sahasına yayılmışlardır. Doğrudan Kimmer saldırılarıyla karşı karşıya kalan Urartu kralları, bu saldırıları önlemek için gayret sarf etmişlerdir. M.O. VIII. yüzyılın sonlarında Kimmer akınlarına karşı koyabilmek için mücadele eden Urartulular, onlarla anlaşma yolunu seçmek zorunda kalmışlardır. Yine, Asurlular’la da mücadele eden Kimmerler, Anadolu içlerine kadar yayılarak Frigler’e saldırmışlar ve oradan Batı Anadolu’ya ulaşarak, Lidyalılar’a güç anlar yaşatmışlardır. Kimmerler’in İskitler’in baskısı sonucunda Anadolu’ya indikleri zaman M.Ö. VIII. yüzyılın sonlarından, Batı Anadolu’da Lidyalılar’ın son Kimmer boylarını Kızılırmak’ın doğusunda Kapadokya bölgesine sürdükleri M.Ö. VI. yüzyılın başları düşünüldüğünde, takriben yüz yıl Anadolu’da varlıklarını sürdükleri anlaşılır. Hatta Urartu, Asur, Frig ve Lidya gibi o devrin büyük devletlerinin Kimmer akınları karşısında dehşete düşerek, çeşitli tedbirler aldıkları ve Kimmerler’in onlar için küçümsenemeyecek bir düşman olduğu düşünüle­bilir. Bunu Kimmerler’le çoğu kez anlaşma yolunu seçmiş olmalarından da anlamaktayız.

1. Kimmerler ve Urartulular

Kafkaslar Anadolu’ya açılan önemli kapılardan birisidir. Kafkas ötesin­den gelen topluluklar buradan Anadolu’ya geçmişlerdir. M.Ö. VIII. yüzyılın ortalarında Anadolu’nun doğusunda Urartu devletinin sınırları bir taraftan Kuzey Suriye ve Fırat’a kadar, diğer taraftan Kafkaslara kadar genişlemiş ve Urartulular büyük bir devlete sahip olmuşlardır. Urartulular gerek Sargon ve ondan sonraki Asur krallarının, gerekse Kafkas geçiderinde gittikçe büyüyen Kimmer tehlikesi yüzünden Asur etki alanından çekilmek zorunda kalmış­lardır1. Kimmerler Kafkas geçitlerini aşüktan sonra doğrudan Urartulularla karşılaşmışlardır. Urartu kralı II. Argişti (M.Ö. 714-685) kuzeye yönelerek, Kimmer akınlarını önlemeye çalışmışür. Ancak o, M.Ö. 707 yılında ağır bir yenilgiye uğramıştır. Urartu kralı olan II. Rusa (M.Ö. 685-645) ise, akıllıca bir politika izleyerek Kimmerler’le anlaşmış, Asur’a karşı onlaı la ittifak yapa­rak bir kısım Kimmer boylarını Urartu topraklarında bırakmış ve ana göç kolu baüya doğru ilerlemeye başlamıştır[1].

iskit-slav-savaslarindan

Kimmerler’in Urartu yerleşim merkezlerine saldırılarını ve bazı yerleri yakıp yıkuklarını gösteren arkeolojik buluntular da elde edilmiştir. Paüıos yakınlarında bulunan Giriktepe ya da Değirmentepe höyüğünde kazılar ya- pılmışur. Burada bir Urartu sarayı bulunmuştur. Sarayın şiddeüi bir yangın sonucunda tahrip olduğu, kerpiç duvarların pişerek, tuğlalaştığı ve günü­müze kadar sağlam kaldığı anlaşılmaktadır. Sarayda savaş sırasında yanmış olan insanların iskeleüeri bulunmuştur. Savaş anındaki şiddeüi yangında ce­setler yanarak kömürleşmiştir. M.Ö. VIII. yüzyılın sonlarına doğru ani bir düşman saldırısı sonucunda saray ve eklentilerinin yanarak çöktüğü ve için­dekilerin kurtulamadığı düşünülmektedir. Bu ani saldırıyı yapan düşmanın kuzeyden, Kafkaslar üzerinden gelen Kimmerler olduğu sanılmaktadır[2]. Urartu kralı II. Argişti’nin kuzeye doğru bu saldırıları durdurmak maksadıyla harekete geçmesi de Giriktepe Sarayı’nın Argişti’nin Urartu kralı olduğu dönemin ortalarına doğru Kimmerler tarafından yakılıp yıkıldığı görüşünü kuvvetlendirmektedir.

II. Argişti zamanında Kafkas ötesinden gelerek, Anadolu içlerine kadar inen Kimmerler Urartulular için büyük tehlike oluşturmuştur. II. Argişti her ne kadar onlara karşı harekete geçtiyse de, daha çok savunmaya yönelik kale­ler inşa ettirmiştir. Bunlardan en önemlisi Erzincan yakınlarında bulunan Altıntepe’de çok korunaklı olarak yapılmış olan sınır kalesidir. Bu kale Erzincan ovasında yükselen doğal bir tepenin üzerine kurulmuş ve etrafı da surlarla çevrilmiştir. Alüntepe’nin bu korunaklı durumundan dolayı diğer Urartu merkezleri gibi bir yağmaya maruz kalmadığı anlaşılmaktadır[3]. II. Rusa’nın Kimmerler’le anlaşarak, onları batıya doğru yönlendirmesi sonu­cunda Urartulular Kimmer saldırılarından kurtulabilmişlerdir. Ayrıca, Kimmerler’in baüya doğru yönelmelerinde arkadan gelmekte olan İskitler’in baskısının etkili olabileceği de düşünülebilir.

2. Kimmerler ve Asurlular

Asur tarihinde Sargonidler devri denen M.Ö. 722-626 yılları arasındaki zamanda kudretli Asur krallarını daimi surette meşgul eden olaylardan birisi Kimmerler’in Anadolu’ya girerek, kısa zamanda Asur sınırlarına ulaşmış ol­malarıdır. Bu dönemin başlarında kral olan Sargon (M.Ö. 721-705) zama­nında Asur devleti çok güçlenmiş, Fırat’ın doğusunda Güneydoğu Anadolu coğrafyasından başka, bu hattın bausında Kargamış, Zincirli (Sam’al), Maraş (Gurgum), Malatya, (Milid), Adana, Tarsus (Que) ve Kayseri bölgelerini de ele geçirmiştir. Kendisinden sonraki kral Sanherib (M.Ö. 704-682) zama­nında Tabal, Hilakku ve Kammanu eyalederi kaybedilmiş, daha sonra kral

olan Asarhaddon (M.Ö. 681-668) devrinde ise, Asur’un Anadolu’daki gücü gittikçe azalmışur5.

Kimmerler’in adından ilk defa Asarhaddon zamanında, yani Asur devle­tinin güç kaybetüği bir dönemde bahsedilmektedir. Kimmerler’in Asur’un kuzey sınırlarına inerek, Asurlularla mücadeleye girişmiş oldukları anlaşıl­maktadır. Asarhaddon zamanında Kimmerler Hilakku ile de ittifak yapmış­lardır. Fakat, Kimmerler tarafından buranın zaptedildiğine dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Que için bir Kimmer tehlikesi gerçekleşdyse, ancak Hilakku’dan ve Kimmerler’in istilasından dolayı olmuştur. Fakat, Asarhaddon Kimmerleri olduğu gibi, Hilakku’yu da mağlup etmiştir. Asarhaddon devrindeki durum Asurbanipal zamanında da devam etmiştir. Hilakku ve Tabal’de onun devrinde bazan Kimmerler, bazan da kendisiyle birleşen güçlü ülkelerden oluşmuşlardır6. Asurbanipal tahta geçer geçmez Kimmerlere karşı ilk savunma tedbirleri alınmışür. Anadolu’da Asur devle­tinin de dahil olduğu bir mukavemet cephesi oluşturulmuştur7. Buradanda Kimmerler’in gücünün ne kadar fazla olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü, Kimmer tehlikesi büyük boyutlarda olmasaydı, Asur ve çevresinde bulunan diğer topluluklar ittifak etmek zorunda kalmazlardı.

Benzer başlıklar

Malazgird’de Buluşanlar

2011-02-25 22:02:49
gtt

1

İnsanoğlu-3 İmparatorluklar

2014-08-26 06:56:45
gtt

1

Yönler ve Renkler

2015-05-06 06:00:24
gtt

1

Ergenekon bulundu!

2015-03-10 07:30:01
gtt

1

Moğolların Gizli Tarihi

2011-08-25 19:48:23
gtt

1

Saka Etnoniminin Etimolojisi Üzerine

2011-03-03 19:25:21
gtt

1

TSK Mehmetçik Vakfı

Yorum yazın !

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

“Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar