Başyazı »

Yorum Yap |

Pekin’deki Yasak Şehir, tarih boyunca 24 Çin imparatorunun sarayı oldu. Fakat yüzyıllardır, Moğol imparatoru olan Kubilay Han’ın, 13. yüzyılda Pekin’deki sarayının yeri bir sır olarak kalmıştı. Yeni çalışmalar sırasında, Kubilay Han’ın kurduğu Yuan Hanedanlığı’nın sarayına ait …

Read the full story »
Kütüphane

E-kitap olarak sunulan kitapların tamamı tanıtım amaçlıdır. Telif hakkı olduğunu düşündüğünüz eserleri bize bildirebilirsiniz.

Kültür&Sanat

Tarihin başlangıcından günümüze kadar Türklerin dünya medeniyetine kazandırdıkları

Belgeseller

Kadim Türklerle ilgili pek çok bilinmeyene ışık tutan birbirinden güzel belgeseller

Arkeoloji

Yerli ve yabancı araştırmacıların gerçekleştirdikleri arkeoloji çalışmaları

Duyurular

Türk tarih araştırmalarında son gelişmeler, konferanslar, sempozyumlar

Anasayfa » Arkeoloji

Buz Prenses (Ukok Prensesi)

Rusya Bilimler Akademisi’nin (RBA) Sibirya Bölgesi – Altay Karma Ekibi 1990-1995 yılları arasında Çin, Moğolistan ve Kazakistan sınırları içerisinde yer alan Yüksek Ukok Dağ Plâtosu’nda araştırma ve kazı çalışmaları yapmıştır.

Bu bölgedeki Kurganlardan AK-ALAHA Höyükü’nde yegâne bir kadın mezarına rastlanmıştır. Bu höyükte yapılan kazılarda ölünün cesedi, 3,3 x 2,3 m. ebatlarında olan ve duvarların iç kısmı çok iyi düzlenmiş melez ağacı tomruklarından yapılmış defin odasında bulunmuştur. Defin odasının tabanına da aynı şekilde yontulmuş tomruklar döşenmiştir. Söz konusu oda onbir adet iyi örtüşen tomrukla tamamen kapatılarak mezar boşluğu buzlarla doldurulmuş.

Tabandaki tomrukların üzerine taş ve özel mıcır yayılmış. Bunların üstüne ise birkaç parça keçe üstüste dikilerekhazırlanan siyah örtü serilmiş. Defin odasının güney duvarının hemen bitişiğinde büyük bir kütüklerden yapılmış bir sandık bulunmaktadır. Bu sandığın kapağı başları yuvarlak ve bakırdan yapılmış çivilerle birleştirilmiş vaziyettedir.

Buzlar eriyince bu kütük sandığın içinde deriden yapılmış geyik figürlü süs eşyaları bulunmuştur. Yan tarafta soğuktan parçalanmış iki seramik testinin parçaları yere yayılmış vaziyettedir. Tabaklarda çok iyi muhafaza edilmiş et parçalarına rastlanmıştır. Bir parça et bir bıçağın ucuna batırılmış şekilde bırakılmıştır. Bıçağın özenle süslenmiş sap kısmı simetrik olarak iki yana yönelik dağ keçisi boynuzlarını andıran figür ve kurt başı şekliyle süslenmiştir. Neticede sapı süsleyen kompozisyonun merkezinde sivri dişlerini gösteren kurt ağzı yer almaktadır.

Ukokprensesi-2 Diğer Pazırık definlerinde de olduğu gibi, mezarın kuzey kısmında tamamen duvarın dibine yakın bir yerde altı tane at görülmektedir. Bunların tüyleri, saç örgülü kuyrukları, at koşumunda kullanılan ahşap süs eşyaları, eyer parçaları, keçeden yapılmış at örtüleri en iyi şekilde korunmuştur.

İki kat keçeden hazırlanarak yere özenle serilmiş kalın örtünün üstünde ise sağ tarafına yatmış, başının altında keçe silindir yastık bulunan bir kadın uyur pozisyonda yatmaktadır. Bacaklar diz kısmından hafif bükülmüş, eller ise karnının üstünde kavuşturulmuş vaziyettedir.

Cesedi örten kürk örtü ise altın folyodan bitki ornamentlerinde süslenmiştir. Ölünün üstündeki elbiseler de çok iyi muafaza edilmiş durumdadır. Sarımtrak ipek kumaştan geniş gömleğin kolları uzundur, bilekleri örtmektedir. Dikişleri üzerinden ayrıca ince kırmızı iplikle geçilerek süslenmiş olup etek, yaka, kol uçları ve ortası kırmızı şeritle bezenmiştir. Uzun ve iki renkten (beyaz-kırmızıdan) oluşan yün etek ise kalın yün iplikle dikilmiştir. Beli saran kırmızı kemerin uçları püsküllüdür. Ayaklardaki uzun beyaz yün çorapların konç kısımları, aplike nakışla süslüdür.

Ölüye şahsi eşyaları da eşlik etmektedir. Sol kalçayı örten eteğin üzerinde keçe kılıf içinde dikdörtgen şeklindeki ayna bir tunç levhasıdır. Ayna çerçevesinin arka tarfı ise geyikli motiflerle süslenmiştir. Ayna levhasının yüz kısmına sürülmüş olan cilâ hem parlaklık, hem geçeklik izlenimi vermektedir.

Nazarlığına gelince: boncuk, inci ve tunç salkımlartamamı ince bir iple bir araya toplu bir şekilde bağlanmış vaziyettedir. Onun hemen yanında bulunan bir makyaj seti yer almakta olup, içinde at kılından fırça, yeşil-mavi arası toz halindeki(vivianit minerali genelde mavi boya yapımında kullanılan) madde bulunmaktadır. Onun yanında özel kalem parçaları ve özü, taştan oyma vivianit maddesinin bulunduğu kap yer almaktadır.

Parçalanmış halde bulunan kalem genelde resmi törenlerde yüz makyajında kullanılmaktadır. Ölünün başlığının bitiştiğinde taştan oyulmuş fincan içinde bitki tohumları bulunmuştur.

Bariz şekilde görülmektedir ki, bu mezar sıradan bir kadına ait bir defin olayı değildir. Defin odasının ferahlığı ve büyüklüğü, tesis ediliş şekli, cesedin mumyalanması, özenle süslenmiş ve büyük bir kütükten yapılmış tabuta konmuş olması, özel hazırlanmış ve çok zarif motiflerle süslenmiş koşum takımlarıyla gömülmüş altı ölüye eşlik etmesi, bunlar hepsi soylu bir kadının ekonomik durumunun ve toplumda aldığı mevkinin göstergesidir.

Diğer taraftan gerçekten soylu, zengin ve toplumda yüksek bir sosyal statüye sahip olmasının göstergesi olarak ölünün üzerindeki ipek kumaştan yapılmış elbise, Pazırık kurganlarında çok nadir rastlanan mücevherler de sadece hükümdar ailelerinin defnedildiği kurganlarda rastlanan eşyalardır. Vurgulayarak belirtebiliriz ki, ipek kumaştan dikilmiş elbiseye ilk defa bu mezarda rastlanmıştır.

Etnografya kaynaklarından aldığımız bilgiye göre, soylu-zengin ve fakir olup hayvancılıkla uğraşanların arasındaki temel farklılığı görsel olarak genelde giyim kuşamda kullanılan kumaş türü oluşturmaktadır.

Ukok’lu genç kadının iki kolu da bilekler kadar dövmelerle süslüdür. Ellerinin bazı parmaklarında dövme kalıntıları görülmektedir.

Özellikle sol koldaki bembeyaz cilt üzerine yapılmış mavi renkteki dövmeler çok net bir şekilde görülmektedir. Sağ koldakilerden sadece bilek kısmında ve büyük parmaktaki dövmeler korunmuş vaziyettedir.

Ukokprensesi-1Sol omuzun üzerindeki dövme, hayalet hayvan şeklinde olup görünüş itibarıyla geyiği andırmaktadır, gagası tihariyle akbabaya benzemekte, boynuzları ise geyik ile dağ keçisini çağırıştıran bir hayvan figürüdür. Boynuzlar grifon başlarıyla süslenmiş, söz konusu hayalet hayvan hafif bükülmüş vaziyettedir. Başını arkaya eğmiş bir de koç görülmektedir. Ayağını kurban olarak gördüğü koçun üzerine basmış olan benekli parsın kuyruğu halka şeklinde kıvrılmış bir vaziyette görülmektedir.

Bazı belirtiler var ki, bunlara dayanarak açık bir şekilde şunu söyleyebiliriz: Söz konusu genç kadının defnedilme şeklinle kabilesi, bariz bir şekilde ona olan saygı ve sonsuz hürmetini, statü itibariyle de mevki özelliğini vurgulamaktadır. Fakat bu işaretleri dikkate alarak onu muhakkat bir şaman veya dini lider saymamız gerkmiyor. Bu genç kadının hakim, ozan veya falcı olarak geleceği bildiren birisi olması da mümkündür.

Zaten Sayan-Altay Bölgesi törenlerinde genel olarak pratikte, otuzdan fazla farklı alanda bu tür uzmanlar vardır ki; bunlar bilgi sırlarının hamili olarak her zaman şamanın yanısıra mevcudiyetleriyle gerekli fonu oluşturmaktadır.

Bundan 2500 yıl önce ölmüş kadının görünüşü birçok kşiyi hayrete düşürmüştür. Ben bu satırları yazarken şunu belirtmek istiyorum. Pazırık’taki kadınların ruhu sanki benim de 39’ncu yaş günümde ise dişi geyik dövmesini omuzuma da yaptırdım. Benim de kanımın 1/8 Lenan’dır. Amerika’daki Lenanlar Kızılderili boyudur ve Delavar nehri vadisinde yaşamışlardır. Onlar Baykal Gölü’nün güneyinde bulunan bölgede sözkonusu Leydi’nin mezarının bulunduğu yerden 1000 km kadar mesafede yaşamış olup Bering’i geçerek Amerika’ya göçetmişlerdir.

Bu satırlar Roza Domnan’ındır.(ABD’nin Kaliforniya Eyaleti’nden yazdığı mektuptan alıntıdır).

Elizabet Jonsonlyine (ABD’nin Kaliforniya Eyaleti’nden) Novasibirsk’e gönderdiği slaytta da battaniye üzerine kapitone nakış işi olarak aynı hayalet hayvanın resmi, yani aynen Altaylı Hanımefendi’nin dövmesinde olduğu gibi görülmektedir.

İspanyol Migel Anhel Gorgilio Urkuya ise Pazırlıklıların defnedildiği bölgenin üzeride uçakla bir gezi planlamaktadır. O da uçağının kuyruğunu grifon-geyikle süslemiştir. Kaybolmuş halkın bu çok eski sembolü sanki yeniden hayat bulmak üzere…

Resim Galerisi

 

Kaynak: bulturk.org

 

 

TSK Mehmetçik Vakfı

2 Yorum »

  • Suzan Gunal dedi ki:

    Sayın sayfa yöneticisi, paylaşım (ukok prensesi) çok ilginc ve mükemmel. Ben gittim, gördüm. Çok etkilendim. Sizden ricam, Ukok prensesi ve pazırık kurganlarini (Türk tarihiyle baglantisini) detaylarıyla, sizi takip edenlere anlatırmısınız ? Teşekkürler…

    • Yasemin Dayıoğlu dedi ki:

      Sayın Suzan Gunal
      sizlerin de bu alanda yapılmış araştırma çalışmaları var mıdır. aynı konuyla ben de yakından ilgileniyorum. gezip gördüğünüzü söylemişsiniz. rica etsem bu bilgileri bizimle de paylaşabilir misiniz
      Saygılar…

Yorum yazın !

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

“Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar