Başyazı »

Yorum Yap |

Pekin’deki Yasak Şehir, tarih boyunca 24 Çin imparatorunun sarayı oldu. Fakat yüzyıllardır, Moğol imparatoru olan Kubilay Han’ın, 13. yüzyılda Pekin’deki sarayının yeri bir sır olarak kalmıştı. Yeni çalışmalar sırasında, Kubilay Han’ın kurduğu Yuan Hanedanlığı’nın sarayına ait …

Read the full story »
Kütüphane

E-kitap olarak sunulan kitapların tamamı tanıtım amaçlıdır. Telif hakkı olduğunu düşündüğünüz eserleri bize bildirebilirsiniz.

Kültür&Sanat

Tarihin başlangıcından günümüze kadar Türklerin dünya medeniyetine kazandırdıkları

Belgeseller

Kadim Türklerle ilgili pek çok bilinmeyene ışık tutan birbirinden güzel belgeseller

Arkeoloji

Yerli ve yabancı araştırmacıların gerçekleştirdikleri arkeoloji çalışmaları

Duyurular

Türk tarih araştırmalarında son gelişmeler, konferanslar, sempozyumlar

Anasayfa » Kültür&Sanat, SEÇİLENLER

El Kindî

Batı bilim adamlarına etkisi nedeniyle Avrupa’­da Alkhindus ve Alchandrinus diye bilinen El- Kindî, bir kısım kaynaklarda 796, diğer bir kısmında ise. 803 tarihinde Kûfe’de doğdu. Çocukluk yıllarını burada geçirdi ve çağının öğrenim geleneğine uy­gun olarak ilk önce verilen dinî eğitimini burada ta­mamladı. Arkasından çağın önemli bilim ve kültür merkezleri olan Basra ve Bağdat’ta fizik, matema­tik, felsefe, kimya, tıp ve astronomi eğitimini gördü.

Psikofizyoloji, rölativite vb. konularda ortaya koy­duğu kanunlarla Orta çağ bilim tarihine önemli ye­nilikler getiren El-Kindî, sayısı 270’i bulan eser ve binlerce öğrencisini geride bırakıp, 866 ya da 872 yılında Bağdat’ta dünya hayatını tamamladı.

Bilime hizmetleri

Cardano’nun “insanlığın 12 büyük adamından biri” ünvanını verdiği El-Kindî’nin, Orta çağ bilimi­nin ilerlemesinde büyük hizmetleri oldu. Bu hizmet­lerden en önemlilerinden biri fizik konusunda Eins­tein’den çok önce ortaya koyduğu izafiyet (rölativi­te) teorisidir. Ona göre bütün varlıklar ve bunların fizikî olayları, izafîdir. Zaman, mekân, hareket, ayrı ayrı birbirlerinden bağımsız ve mutlak şeyler değil­lerdir. Yine o, zaman için “cismin var olma süresi­dir. Zamanı cisim ve hareketten ayrı olarak düşün­mek imkânsızdır. Ancak zamanla bilinebilen ve öl­çülebilen hız ve yavaşlık da hareketin modaliteleri- dir” diyor. Hız ve yavaşlık olayını da şu şekilde izah ediyor: “Yavaş diye isimlendirdiğimiz şey, uzun za­man içinde, hız ise, kısa zaman içinde hareket et­medir.”

El-Kindî zaman,mekân ve hareketin birbirlerin­den bağımsız ve mutlak şeyler olmadığını, göğe doğ­ru inip-çıkan bir insanın, yükseldikçe ağacı küçük görmesi, yere yaklaştıkça büyük görmesiyle ifade eder.

Fizikte çekim ve düşme kanunlarıyla da ilgili de­neyler yapan El-Kindî, ışığın düz hat boyunca yayıl­ması, doğrudan doğruya görme, ayna vasıtasıyla görme, mesafe ve görüş açısının görme üzerindeki etkisi ve görme hataları gibi konuları içeren optik bi­liminde de önemli çalışmalar yaparak, kendisinden uzun yıllar sonra gelen başta Rocer Bacon, Gerar- de da Cremano, Witelo olmak üzere birçok Batılı bi­lim adamını etkiledi. Doğu’da ise, onun en yakın ta­kipçisi, talebesi SerahsI’dir. Büyük ölçüde Farabî ve ibn-i Sinâ’yı da etkilemiştir. EL-Kindi’ye göre ışığın yayılması zamanla sınırlı değildir. Görme, gözden ko- niksî olarak dağılıp genişleyen ve eşyayı saran ışık sayesinde olmaktadır,

El-Kindî bilim tarihinde ilk kez hastalığın şiddet ve tabiatıyla ilâçların dozajları arasında bir ilgi kuru­labileceğini ve ilâçların bünyede meydana getireceği etkinin ölçülebileceğini düşünerek, basit posoloji ye­rine bilimsel psikofizyolojiyi kurup, tıp biliminde önemli bir çığır açtı.

el-kindiEl-Kindî, “Risâle fi-Ma’rife el-Kuweil-Adviyei’l- Murekkebe” adlı eserinde her ilâcın vücutta hisse- dilebilen bir sansasyon meydana getirdiğini, ancak ilâçların hastalığın şiddetine göre verilmesi durumun­da hiçbir yan etki meydana getirmeden hastalığın iyi­leştirilebileceğini, yine fizikî etkenlerle ilâçların se­bep oldukları sansasyonlar arasında geometrik bir artış olduğunu söyler ki bu, günümüz modern psi­kofizyoloji biliminin kabul gören iki temel kanunudur. Bu kanunlar, daha sonra modern psikofizyolojistle- rin ilki kabul edilen Alman bilim adamları Weber ve Fechnes tarafından da geliştirilip, daha çok mate­matiksel bir ifade ile dile getirilerek, sansasyonun fizikî etkenin logaritmasıyla doğru orantılı olduğu ve bu kanunların tıptan başka her sahaya uygulanabi­leceği ortaya kondu.

Bunların yanında El-Kindî’nin dikkatleri çeken bir başka çalışması ise, musikî sahasında olmuştur. No­taların nasıl kullanılacağını anlatan eserleriyle de El- Kindî, müzikteki notalardan ilk bahseden kişi ol­muştur.

Eserleri

Bilimin hemen her sahasında eser bırakan El- Kindî’nin büyüklü küçüklü 270 eseri olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen, bunların büyük bir kısmı günümüze kadar gelememiştir. Günümüze kadar ge­lebilen eserlerinin en önemlilerinden birkaç tanesi şunlardır:

1- Risâle fi-Ma’rife el-Kuwei’l-Adviyyei’l Mürekkebe

2- Kitab fi’l Felsefei’l Ulâ

3- Kitab fı-Mahfiyati’l-‘ilm ve Aksamihi

4- Kitab fi’l-Menâzir

5- Risâle fi-Mahiyâti’l-Akl

6- Risâle fi-Cevâhirü’l-Hamse

7- Risâle fi-Zâhiriyyati’l-Felek

8- Risâle fi’l-Hayat

Kitâbü’l-Medhâl ilâ’l-‘Aded

 

Bilim ve Teknik – Sayı: 275

TSK Mehmetçik Vakfı

Yorum yazın !

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

“Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar