Başyazı »

Bir Yorum |

PaylaşFacebook21TwitterGoogle+21sharesAtın evcilleştirilmesi, Hunların ve Moğolların batıya doğru giderek artan ve beraberinde Hepatit B ve vebayı getiren bir hücumla batılı Hint-Avrupalı çiftçilerin yerini almasını sağlayarak Avrasya’nın çehresini değiştirdi.
Science ve Nature dergilerinde yayımlanan üç araştırmada, uzmanların MÖ 2.500 ila MS …

Read the full story »
Kütüphane

E-kitap olarak sunulan kitapların tamamı tanıtım amaçlıdır. Telif hakkı olduğunu düşündüğünüz eserleri bize bildirebilirsiniz.

Kültür&Sanat

Tarihin başlangıcından günümüze kadar Türklerin dünya medeniyetine kazandırdıkları

Belgeseller

Kadim Türklerle ilgili pek çok bilinmeyene ışık tutan birbirinden güzel belgeseller

Arkeoloji

Yerli ve yabancı araştırmacıların gerçekleştirdikleri arkeoloji çalışmaları

Duyurular

Türk tarih araştırmalarında son gelişmeler, konferanslar, sempozyumlar

Anasayfa » Başyazı

Eski Türklerde Su ve Su Ulaşım

eski-turklerde-su1

Paylaş

Eskiçağdan bu yana Türkler’in daha çok askerlik ve ordu kurma konusundaki özellikleri ön plana çıkmış, hatta Türklerin bu  konudaki kabiliyetleri onların diğer alanlardaki yetenek ve ilgilerinin tesbit edilmesini engellemiş görünmektedir. Halbuki Orta Asya steplerinde yaşadıkları dönemlerde dahi bir “yer-su” inancına sahip olan ve nehir ulaşımını maharetli bir şekilde kullanmış oldukları anlaşılan Türkler, bu hareket kabiliyetleri sayesinde tek bir bölgeye sıkışıp kalmamışlar ve tarihte benzerine az rastlanan bir örnek teşkil etmişlerdir. Bu çalışmada, Türkler’in atalarının erken dönemlerde yaşadıkları Orta Asya’nın denizlerle kaplı olduğu tahmin edilmekle birlikte, bu dönemlere ait yeterince verinin elimizde bulunmadığı üzerinde durularak, Türklerin (ki daha öncesi hakkında çok kesin bilgilere sahip değiliz) İskitler çağında dahi çevrelerindeki sularla bağlantılı oldukları, ve Avarlar, Göktürkler, Hazarlar ve Uygurlar gibi Türk topluluklarının nehir, göl ve denizlerde faaliyetlerinin olduğu anlatılacaktır. Bu çalışma, Türkler’in Anadolu’ya geldikten sonra, filo kurma, deniz ticaret gemileri oluşturma gibi bir anda ortaya çıkmış gibi görünen denizcilik faaliyetlerinin aslında bir fizikî altyapısı ile dinî, siyasî ve felsefî idealin bulunduğunu ortaya koymaktadır. Daha sonra ise, Türkler’in denizcilik konusunda, bu erken dönemlerdeki bilgi birikimleri ile Bizans ve Arap ülkelerinden edindikleri tecrübelerle kendilerine özgü bir “deniz siyaseti”nin temellerini attıkları da anlaşılmaktadır.

Lena Nehri Kıyısında MÖ 14-12 bin arasına tarihlenen kaya resimlerinden bir bölüm- Somuncuoğlu 2008, 40.

Ayrıca, tarihî gelişimleri boyunca Türkler’in nehir, göl ve iç denizlerden faydalanmak amacıyla, yerin ve zamanın ihtiyaçlarına uygun ulaşım  (ticarî, stratejik ve askerî amaçlı) araçları geliştirebilen önemli toplumlardan birisi olduğunu belirtmemiz abartı olmayacaktır.

Makalenin devamını okumak için buraya tıklayın…

Yorum yazın !

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

“Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar