Başyazı »

Yorum Yap |

Pekin’deki Yasak Şehir, tarih boyunca 24 Çin imparatorunun sarayı oldu. Fakat yüzyıllardır, Moğol imparatoru olan Kubilay Han’ın, 13. yüzyılda Pekin’deki sarayının yeri bir sır olarak kalmıştı. Yeni çalışmalar sırasında, Kubilay Han’ın kurduğu Yuan Hanedanlığı’nın sarayına ait …

Read the full story »
Kütüphane

E-kitap olarak sunulan kitapların tamamı tanıtım amaçlıdır. Telif hakkı olduğunu düşündüğünüz eserleri bize bildirebilirsiniz.

Kültür&Sanat

Tarihin başlangıcından günümüze kadar Türklerin dünya medeniyetine kazandırdıkları

Belgeseller

Kadim Türklerle ilgili pek çok bilinmeyene ışık tutan birbirinden güzel belgeseller

Arkeoloji

Yerli ve yabancı araştırmacıların gerçekleştirdikleri arkeoloji çalışmaları

Duyurular

Türk tarih araştırmalarında son gelişmeler, konferanslar, sempozyumlar

Anasayfa » Başyazı

Hunların Kayıp Kitapları ve Sutralar

Yrd. Doç. Dr. Tilla Deniz BAYKUZU

Özet

hunlarin-kayip-kitaplari-sutralarTarihte Türklerin bilinen ilk yazılı eserleri taş kitabelerdir. Soğdca ve Göktürkçe kullanılarak yazılmış olan bu eserler tüm Orta Asya’ya yayılmış olarak günümüze kadar gelmişlerdir. Peki Çinlilerle yüzyıllarca coğrafi, siyasi ve kültürel açıdan yakın ilişkilerde bulunan Türkler Çin yazısı kullanmışlar mıydı? Çin kaynaklarının IV-V. yüzyılda Çinde kurulan dört Hun devletiyle ilgili verdiği bilgilerde Hunların yazıya geçmiş olduklarının ipuçlarını sunarlar.Bu devletlerin liderleri çeşitli sebeplerle yazıtlar diktirmişlerdir.Ancak daha da önemlisi bu devletlerin bazıları kanunname, bazıları ise kendi tarihlerini de kapsayan çeşitli kitaplar yazdırmışlardır. Zaman içerisinde Hindistan ve Orta Asya yoluyla Çin’e gelen Budhizmi kabul eden Hunlar kutsal Budhist metinlerinin tercüme edilmesinde çok büyük rol oynamışlardır.Tüm bu kitap ve sutraların yazılmasında Çince kullanılmış bile olsa bu eserler Türk yazılı edebiyatının en erken dönemlerini oluşturmuş olma ihtimalleri yüksektir.

Giriş

Güney Hunlarının devamı olan Hun boyları, IV. ve V. yüzyılda Merkezi Çin’de dört devlet kurmuşlardır. Han veya İlk Chao (304-329), Sonraki Chao (319-352) Hsia (407-431) ve Kuzey Liang (397-439) adlı bu devletler,Çin topraklarını ele geçirmekle kalmamış, Çin yönetimini, 317 yılında Yang-tze Nehri güneyine göç etmek zorunda bırakmışlardır. Çin, bu tarihten itibaren artık kuzey ve güney olarak anılmaya başlanmıştır. Çin topraklarını ele geçirir geçirmez kendilerini Çin’in yeni hakimleri ilan eden bu Hun devletlerinin ch’an-yüleri (1) , ch’an-yülük unvanının yanına “imparator” unvanı almayı da ihmal etmemişlerdir. Çin’in yeni Hun imparatorları, devletlerinin kısa ömürlerine rağmen olağanüstü saraylar, binalar, köprüler yaptırmış, birçok bölgeyi tarıma açmış, dut ağacı ekimini desteklemiş, yeni kanunlar çıkarmış ve eğitime birinci planda yer vermişlerdir. Konar göçer bozkır kültüründen beklenmedik bir şekilde yerleşik hayata uyum sağlayan bu devletler kendi yazı dilleri olmadığından Çince’yi kullanarak kendi tarihlerini ve kabul ettikleri Budhizmle ilgili çeşitli kitapları yazdırmakta da gecikmemişlerdir.

 

Gelişme

Hun imparatoru Liu Yao’ın İlk Chao Devletiyle(2)yollarını ayıran eski kumandan Shih Lo, 319 yılında Chao Bölgesinde “Sonraki Chao Devletini”(3)kurmuş,ancak Liu Yao’ın devleti yıkılıp Hun imparatoru ölünceye kadar “imparator”unvanı almamaya özen göstermiştir. “Chao Kralı” unvanıyla yetinen Shih Lo, başa geçtiği andan itibaren Çinli okumuş ve memur sınıfını yerlerinden almamış, onlardan istifade etme yoluna gitmiştir. Eğitime oldukça önem veren Shih Lo, Çin kaynaklarının ifadesine göre Çince okuma-yazma bilmemesine rağmen emrindekilere Çin yıllıklarını okuturdu. Hatta savaşa gittiği zamanlarda bile kendisine bu yıllıkları okumaları için çömezleri de yanında götürür, çadırında özellikle Han Hanedanlığı yıllığını dinler, eski Çin imparatorlarının ve komutanların hatalarından dersler çıkarırdı (FANG., 648:105/2735-36; TSUİ, 386-535: 14/104).

İyi bir politikacı olan Shih Lo, başa geçer geçmez bir çok etnik grubu barındıran topraklarında gerekli gördüğü yeni kurumlar açmıştır. Bunlar Ekonomi Bakanlığı, Hukuk Bakanlığı ve Tarih Bakanlığıdır (SSU-MA,1084: 2871;FANG 648: 105/2735; TSUİ 386-535: 13/97). Yaptığı bir çok savaş sonucunda ülke içinde eski kanunların değişen şartları karşılayamadığını, hukuk ve kanunların iyi uygulanmadığını ve yeterli olmadığını farketmiştir. Üstelik Hun, Çinli, Moğol ve Tibetli gibi değişik milletlere mensup halkı sadece tek tip eski Çin kanunlarına göre ya da bozkır törelerine göre idare etmenin mümkün olamayacağını düşünüyordu. Farklı kültürlere aynı anda hitap edecek yeni bir kanunname hazırlanması gerekiyordu. Bunun için büyük bir buyruk yazdırarak civarda yaşayanların adet ve kanunlarının toparlanarak yeni bir kanunname yazılmasını emretti. Nihayet Hsin Hai Chih tu adındaki kanunnameyi yazdırdı. Bu kanunname 5000 kelimeden oluşmaktaydı ve devlet yıkılıncaya kadar 10 yıldan fazla zaman yürürlükte kaldı. İçeriği hakkında bilgimiz yoktur.

“…勒又下書曰:“今大亂之后,律令滋煩,其采集律令之要,為施行條制.”于是命法曹令史貫志造《辛亥制度》五千文,施行十余歲,乃用律令。”… “Lo, yine buyruk çıkardı: ‘Bugün büyük kargaşadan (savaş) sonra, kanunlarda sıkıntılar meydana gelmiştir. Düzeni kontrol etmek için kanunların gereksinimleri toplansın.’ Böylece hukuki işler görevlisi Kuan Chih’ya 5000 kelimelik Hsin-hai Chih-tu’yu yazdırdı. Bu kanunlar on yıldan fazla yürürlükte kaldı” (FANG., 648: 104/2730).

Kaynakların bize aktardığı bu kısacık bilgi bize Türk tarihinin ilk yazılı kanunnamesinin bilinenden çok daha önceleri, yani IV. yüzyılın ilk yarısında yazıldığının açık bir ifadesidir.

Ayrıca Hun imparatoru Shih Lo, okumuş Çinlileri mesleklerine göre istihdam etmek ve devlete yeni bürokratlar yetiştirmek amacıyla Hsiang-kuo şehrinin batı kapısında yazı, edebiyat, din ve saray memurluğu için çeşitli dersler içeren on kadar ilkokul açtı. Yüzden fazla otoriter subay çocuğunu öğretmen olarak bu okullara tayin etti. Ayrıca bir “Üniversite” kurarak 300 öğretmen idaresinde eğitime açtı (TSUİ, 386-535: 13/96). Gençlerin eğitimi için imkanlar sağladı, onları eğitimli olmaya teşvik etti. O, sadece okulları kurmakla kalmamış, yapılan eğitimi ve okulların durumunu yakın takibe almıştır. Örneğin Shih Lo, sık sık kurduğu ilkokulları ve üniversiteyi ziyaret eder ve öğrencilerin sınavlarını izler, yüksek derece alanlara ödüller verirdi(FANG.,648: 105/2741; TSUİ, 386-535: 14/104). Tarihe duyduğu sevgi ve önemden dolayı kendi ülkesinin tarihini de yazdırmış olduğu görülmektedir.Çin yıllıkları üç kitaptan bahsederler:

…”命记室佐明楷、程机撰《上党国记》,中大夫傅彪、贾蒲、江轨撰《大将军起居注》,参军石同、石谦、孔隆撰《大单于志》。

“Emir vererek Kayıt memurları Tzuo Ming-k’ai (4) ve Ch’eng Chi (5)’ye “ShangtangŞehri Kayıtları’, Saray Müfettiş Yardımcıları(6) Fu Piao(7), Chia P’u (8) veChiang Kuei (9)’ye ‘Baş Kumandanın Günlüğü’, asker toplamakla görevli olansubay Shih T’ung (10), Shih Ch’ien (11) ve Kung Lung(12)’a ise ‘Büyük Ch’anyü’nünTarihi’ adlı kitapları yazdırdı (FANG 648: 105/2735-2736).”

Bu eserler;

1-上黨國記

Shang-tang Şehri Kayıtları

Shang-tang(13) şehri Hun imparatoru Shih Lo’nun doğup büyüdüğü yer, yani memleketidir. Hun boylarının III. yüzyılın başında Çin içinde yerleştirilmesi sırasında ailesi, bağlı olduğu Chiang-ch’ü boyuyla birlikte kuzeydeki Shangtang şehri Wu-hsiang kasabasının Chieh bölgesine yerleştirilmişti (FANG648: 104/2707; TSUİ, 386-535: 21/73; SSU-MA 1084: 2709). İşte bu boy sonraları Çin tarihinde “Chieh Hunları” olarak anılmıştır. Shih Lo ise kayıtlardan tesbit ettiğimiz kadarıyla 273 yılında burada doğmuştur.

Bu eser, Güney Hunlarının bazı boylarının buralara ne zaman yerleştiği ve nelere maruz kaldıklarını içeriyor olabilir. Çünkü kayıtlardan anladığımız kadarıyla bu bölgedeki Hunlar Çinli yöneticiler tarafından kötü muameleye uğramışlar hatta köle olarak satılmışlardır(14).

2- 大將軍起居注

Baş Kumandanın Günlüğü

Burada kastedilen başkumandan Shih Lo’nun kendisi olmalıdır. Çünkü Lo,kendi devletini kurmadan önce İlk Chao devletinde çok güçlü bir başkumandan olarak ün yapmıştı.

Bu tür tarihi kayıtlar aslında imparatorun konuşmalarının kayıtlarıdır. İmparatorun söylediği sözlerin kayıt altına alınmasından oluşurlar. Han hanedanlığı döneminde ve daha sonraları kayıt edilmiş bu sözleri sonradan düzenleyen ve düzelten memurlar bulunmaktaydı.

Bu kayıtlar imparatorun emirleri, protokol kuralları, kabul edilen elçi grupları,dini törenler, hava durumu, nüfusun azalıp çoğalması gün be gün kayıt edildiğindentarihçilerin başvurduğu birinci elden kaynaklar olmuştur (YANG,1986: 790).

3- 大單于志

Büyük Ch’an-yü Kayıtları

Eserin adından, Lo’nun Sonraki Chao Devleti’ni kurmasından sonraki yani 319 yılında “Büyük Ch’an-yü” unvanı almasından sonraki dönemleri kapsadığı anlaşılmaktadır. Eseri yazan görevlilerden bazıları Hun İmparatoru gibi “Shih” soyadı taşımaktadırlar. Bundan bu görevlilerin Hun imparatorunun akrabası oldukları anlaşılmaktadır.

Bu üç eser genel olarak bakıldığında Hun imparatoru Shih Lo’nun tüm hayatını anlatan eserler olmalıdır. Belki de Hunlar Türk tarihinin ilk resmi tarih yazıcılığını bu eserlerle başlatmışlardı ve yine Türkler ilk kez kendi tarihlerini kendileri yazmaya başlamışlardı. Bu eserlerin isimden ibaret bile olsa varlığının ortaya çıkması Türk tarihinde bir çok yanlış bilgi ve bundan doğan önyargıyı ortadan kaldırmaya yetecektir.

Bu Hun Devletinin yaşadığı tarihten yaklaşık bir asır sonra Kansu Bölgesi civarında Kuzey Liang Hun Devleti’ni (397-439) (15) kuran Chü-ch’ü Menghsün, Çin sarayında yetiştiği için çok iyi Çince bilen, eğitimli bir Hun lideriydi.Bu yüzden rahipleri ve bilim adamlarını himayesi altına almış, bir çok kitap yazdırmıştı. Budhizmi kabul eden bu Hun lideri, Kuçalı rahip Dharmaksema yani Çince adıyla “Tan Wu-chen”(16)ı, sarayın himayesine almıştır. Bu rahip sayesinde Liang-chou Bölgesinde bir çok Budist sutra (17)çevrilmeye başlanmış, kısa zamanda Tun-huang (18) ve Ku-tsang(19) şehirleri birer tercüme bürosu haline gelmiştir (ESİN, 1971: 319).

Sutra çevirilerinin yanı sıra tarihçilere “Liang Tarihi” ve “Tun-huang Tarihi”gibi kitaplarla kendi tarihini de yazdırmıştır. Meng-hsün, zaman zaman elçiler göndererek Sung sarayına Budhist Sutra çevirileri göndermiş, onlardan ise bir takım tarih kitapları istetmiştir (TSUİ,386-535: 9/670-671).

Meng-hsün kadar kitaplara düşkün olan oğlu Mu-chien, babasından sonra tahtageçtiğinde hem kuzeyin hakimi Tabgaç imparatoruyla hem de güneydeki ÇinlilerinSung Hanedanlığı (420-494) yla iyi geçinmeye çalışmıştır. 436 yılında,

SLKCC;

“…周生子十三卷,时务论十二卷,三国总略二十卷,俗问十一卷,十三州志十卷,文检六卷,四科传四卷,敦煌实录十卷,凉书十卷,汉皇德传二十五卷,亡典七卷,魏驳九卷,谢艾集八卷,古今字二卷,乘丘先生三卷,周髀一卷,皇王历三合纪一卷,赵.20传并.元历一卷,孔子赞一卷,合一百五十四卷.”

又求晋赵起居注诸杂书数十件.

“…Chou Sheng-tzu, 13 cilt, Shih-wu Lun, 12 cilt, San-kuo Tsung lueh, 20 cilt, Ssu-wen, 11 cilt, Shih-san Chou chih, 10 cilt, Wen-chien, 6 cilt, Ssu-k’oCh’uan, 4 cilt, Tun-huang Shih-lu 10 cilt, Liang Shu, 10 cilt, Han Huang TeCh’uan 25 cilt, Wang-tien, 7 cilt, Wei-po, 9 cilt, Hsieh Ai Chi, 8 cilt, Ku-chintzu, 2 cilt, Sheng Ch’iu Hsien-sheng, 3 cilt, Chou Pai, 1 cilt, Huang Wang Lisan-ho Chi, 1 cilt, Chao Fei-chih chuan pin-chia. Yuan-li, 1 cilt, Kung-tzuTzan, 1 cilt (21); (adlı) toplam 154 cilt (kitap)hediye etti.

Ayrıca Chin, Chao Günlükleri ile on değişik konuda kitap istedi.”

SS. ise:

“….十四年,茂虔奉表献方物,并献《周生子》十三卷,《时务论》十二卷,《三国总略》二十卷,《俗问》十一卷,《十三州志》十卷,《文检》六卷,《四科传》四卷,《敦煌实录》十卷,《凉书》十卷,《汉皇德传》二十五卷,《亡典》七卷,《魏驳》九卷,《谢艾集》八卷,《古今字》二卷,《乘丘先生》三卷,《周髀》一卷,《皇帝王历三合纪》一卷,《赵匪攵传》并《甲寅元历》一卷,《孔子赞》一卷,合一百五十四卷。茂虔又求晋、赵《起居注》诸杂书数十件,太祖赐之。

(http: //win.mofcom.gov.cn/book/htmfile/78/s11935_6.htm, (31-01-2007)

“…On dördüncü yılda Mu-chien, değişik hayvan ve eşyalardan oluşan vergi gönderdi. Bunun yanında ; Chou Sheng-tzu, 13 cilt, Shih-wu Lun, 12 cilt, SankuoTsung lueh, 20 cilt, Ssu-wen, 11 cilt, Shih-san Chou chih, 10 cilt, Wenchien,6 cilt, Ssu-k’o Ch’uan, 4 cilt, Tun-huang Shih-lu, 10 cilt, Liang Shu, 10 cilt, Han Huang Te Ch’uan, 25 cilt, Wang-tien, 7 cilt, Wei-po, 9 cilt, Hsieh AiChi, 8 cilt, Ku-chin tzu, 2 cilt, Sheng Ch’iu Hsien-sheng, 3 cilt, Chou Pi, 1 cilt,Huang-ti Wang Li san-ho Chi, 1 cilt, Chao Fei-chih ch’uan ve Chia-yen Yuanli,1 cilt, Kung-tzu Tzan, 1 cilt toplam 154 cilt hediye edildi. Mu Chien ayrıca Chin ve Chao’lara ait günlükler ile değişik konularda on çeşit kitap rica etti.T’ai-tzu yolladı.” olarak kaydetmiştir.

Bu iki kaynakta kitap isimlerinin bazılarında farklılık gözükmektedir. Bu farklılıklar Çince klasik eserlerdeki noktalama işaretinin olmamasından kaynaklanmaktadır.Sonradan yapılan noktalamaların hatalı yerlere konulması bu eserlerinin adlarının yanlış okunmasına sebep olmaktadır. Kanaatimizce bu iki eser arasında Sung Shu’da (22) verilen eser isimleri daha doğrudur. SungShu’yu esas alarak toplam 154 cilt olan eserleri şöyle sıralayabiliriz:

Makalenin devamını indir

bilig, Kış / 2008, sayı 44

TSK Mehmetçik Vakfı

2 Yorum »

  • feyza daldal dedi ki:

    Harikulade bir makale, ama devamını okunmuyor. Ayrıca bu çin kaynaklarında, kurulan 4 hun devletinin kurucu ve yöneticileri kendilerini,boylarını nasıl adlandırıyorlar acaba,Hun adı mı geçiyor yoksa Türük mü?

    • Genel TÜRK Tarihi dedi ki:

      İlginiz için teşekkür ederiz. Gerekli düzenlemeler yapıldı. Makalenin tamamına erişebilirsiniz.

Yorum yazın !

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

“Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar