Başyazı »

Yorum Yap |

Paylaş

Facebook9
Twitter
Google+

9shares

Atın evcilleştirilmesi, Hunların ve Moğolların batıya doğru giderek artan ve beraberinde Hepatit B ve vebayı getiren bir hücumla batılı Hint-Avrupalı çiftçilerin yerini almasını sağlayarak Avrasya’nın çehresini değiştirdi.
Science ve Nature dergilerinde yayımlanan üç araştırmada, uzmanların MÖ 2.500 ila MS …

Read the full story »
Kütüphane

E-kitap olarak sunulan kitapların tamamı tanıtım amaçlıdır. Telif hakkı olduğunu düşündüğünüz eserleri bize bildirebilirsiniz.

Kültür&Sanat

Tarihin başlangıcından günümüze kadar Türklerin dünya medeniyetine kazandırdıkları

Belgeseller

Kadim Türklerle ilgili pek çok bilinmeyene ışık tutan birbirinden güzel belgeseller

Arkeoloji

Yerli ve yabancı araştırmacıların gerçekleştirdikleri arkeoloji çalışmaları

Duyurular

Türk tarih araştırmalarında son gelişmeler, konferanslar, sempozyumlar

Anasayfa » Duyurular

Macaristan Turan Kurultayı

Paylaş

Macar-Turan Derneği tüm Türk kardeşlerimizi dünyanın en büyük turan kutlaması Kurultay’a beklemektedir! Ülkelerini temsilen (on yedi ülkeden) katılan heyetlerin yanı sıra, bu gelenek yaşatıcı büyük organizasyona sizler de izleyici olarak katılabilirsiniz.

Bilinmesi gerekenler:

  • Kurultay bu sene 10-11-12 Ağustos 2012 tarihlerinde yine Macaristan’ın Bugac beldesinde gerçekleşecektir.
  • Program ücretsizdir (sadece çadır yerleri ve park alanı için sembolik bir miktar ödemek gerekmektedir).
  • Kutlama sırasında 300-350 civarında atlı kutlama alanında bulunacak ve 150-170 civarında göçebe çadırı kurulacaktır. Ziyaretçi sayısı ise 150-200 bin dolaylarında beklenmektedir.
  • 3 gün sürecek programda yaklaşık 47 gösteri (I-X. yüzyılları kapsayan dönemin atlı, savaşçı, okçu gösterileri; kardeş halkların dans ve müzikleri) bulunmaktadır. Ayrıca arkeolojik öğelerin olduğu bir “Atalar Çadırı” ve panayır alanı da yer almaktadır.
  • Ayrıntılı bilgi için macarkurultay.tr [at] gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Kurultay-Macar Soylar Toplantısı

Macaristan’da her iki yılda bir düzenlenen Macar Soylar Toplantısı-Kurultay eski Macar-Hun ve Türk kültürlerinin ayrıca doğudaki bozkır atlı göçebe kültürlerinin en büyük tanıtım organizasyonu ve şölenleridir. 2010’dan beri dünyanın en büyük gelenek yaşatıcı kutlamasıdır.
2010 yılındaki Kurultay’da 3 binden fazla gelenek yaşatıcı (100’den fazla atlı) eski göçebe giyim kuşam tarzıyla yer almışlardır. 135 göçebe çadırı kurulmuştur. 3 gün içinde savaşçıların oluşturduğu gelenek yaşatıcı 42 program ve gösteri, göçebe savaş oyunları, at yarışları, okçuluk yarışları ve müzik konserleri gerçekleştirilmiştir. Asıl kutlama gününde 140 binden fazla izleyici ziyaret etmiştir Kurultay’ı (Üç gün içindeyse 220 binden fazla izleyici ziyaret etmiştir).

Anma törenleri ve diğer programlar eski Macar inancı geleneklerine göre düzenlenmiştir. Şaman davul gösterileri ve merasimleri. Macar eski inanç sistemi şaman inancı (Macarca:táltos) ndan oluşturulmuş Tengricilik idi.

Macarlar ve Macar gelenek yaşatıcıların yanında bütün Hun ya da Türk bilincine sahip halklar kendilerini burada temsil etme imkanını buldular.

Bu seneki Kurultay’ın kesin tarihi: 10-11-12 Ağustos 2012
Yer: Macaristan/ Bács-Kiskun bölgesi: Bugac Beldesi yakınlarındaki bozkır alan
(Budapeşte’den 170 km güneydoğuda)

Programlar (toplam 44 program) ve eski Macar-Hun-İskit dünyasını tanıtan arkeolojik ve antropolojik sergiler ücretsizdir.
Halk müziği ve doğu müziği konserleri de ücretsizdir.
Program alanına yakın bir yerde misafirler için düzenlenmiş mobil duş kabinleri ve tuvaletlerle kurulmuş bir kamp alanı yer alacaktır. Minimum düzeyde bir ücret karşılığı burada çadır kurmak mümkündür. (Herkesin kendi çadırını getirmesi gerekmektedir).
Ayrıca gözlem altında tutulan bir park alanı da bulunmaktadır. Burası da aynı şekilde asgari bir ücret karşılığı kullanıma sunulacaktır.

Macarlarda doğu (Asya) kökenli bir gelenek bugün hala yaşamaktadır.
XIX. Yüzyıl ortalarından beri- farklı bilimsel bakış açıları arasında Macarların kökeniyle ilgili bir tartışma şiddetli bir şekilde devam etmektedir. Son yarım yüzyılda (özellikle rejim değişikliğine kadar), çoğu zaman varolan deliller dikkatlerin dışında bırakılıp Macarların
’ Fin-Ugor ’ kökenli olduğu düşüncesi kuşku duyulmadan inanmaya mecbur bırakılmıştır.
Macarların kökenine ilişkin arkeolojik, dilbilimsel çalışmalar yanında etnografya ve antropoloji araştırmaları da bu konuda daha ayrıntılı ve daha karmaşık bir manzara ortaya çıkarmaktadır.
Artık birçok araştırmacı (özellikle arkeologlar ve antropologlar), Macarların antropolojik niteliklerinin ayrıca kültürlerinin de daha çok İran ve İskit geleneklerini yaşatan Orta Asyalı ’Türk’ nüfuslarıyla benzerlik gösterdiğini kabul etmektedir.

Macar tarihinin en önemli evrelerinden biri de „Honfoglalas” yani „Yurt Tutma” anlamına gelen 10. Yüzyılda Macarların Karpat Havzası’na göç etmesidir. Atlı göçebe kültürleri içinde Macarlarınki en batıda Avrupa’nın kalbinde kurulmuş bin yıldır ayakta duran bir devlettir. Kabilelerin birleştirilmesi ve kankardeşliği Macar millet geleneğinin temel taşlarından biridir.
Hükümdar Arpad, Karpat Havzası’na göçü sağlayan daha sonraki yüzyıllarda da hükmedecek olan Macar krallık hanedanının kurucu atasıdır. Macar tarihinin en önemli kahramanlarından biri, ulusun varlığının ve birliğinin sembolüdür. Yani bu milletin tarihi Arpad zamanında ve onun soyundan gelenlerin yöneticiliği zamanında yazılmıştır.

 

Doğuda kalan Macarların arayışı daha „Yurt Tutma” zamanında başlamış ve bu iki halk uzun zaman boyunca aralarındaki iletişimi ayakta tutma imkanı bulabilmiştir. Bilim adamlarından sıradan insanlara kadar yüzyıllar boyunca bir çok Macar yaşamının büyük amacını bu kardeş arayışı sırasında görmüştür.

Bu programın temellerini Andras Zsolt Biro adlı Macar antropolog ve beşeri biyolog ( aynı zamanda Doğa Bilimleri Müzesi araştırmacısı ) bir Kazakistan seyahati sırasında atmıştır. 2006 yılında Kazakistan’dayken veriler ve genetik örnekler toplayarak analiz etmiş, daha sonra şu anda Kazakistan sınırları içinde varlığını devam ettiren Madjar kabilesi ve Karpat Havzası Macarları arasında sadece isim benzerliği olmadığını aynı zamanda genetik bağlarının da olduğunu kanıtlamıştır. Araştırma sonuçları dünyanın en önemli bilimsel dergilerinden birisi olan “American Journal of Pysical Anthropology” de yayımlandı. Bu araştırma diğer ulusların da dikkatini çekti ve araştırma grubuna da büyük bir ün kazandırdı. Ayrıca Kazakistan ve Orta Asya ülkelerinin dikkatleri Macaristan üzerine çevrildi. 2007 yılı aralık ayında Andras Zsolt Biro Kazakistan Kültür Bakanı Yermukhamet Yertisbayev’den bir nişan alarak ödüllendirildi. Ayrıca Madjar halkı fahri üyeliği de verildi.
2007 yılında Kazakistan’da ilk “Madjar-Macar Kurultay” ı Andras Zsolt Biro önderliği ve bir Macar heyeti eşliğinde düzenlenmiştir.

 

Macar gelenek koruyucular Kazakistan’dan dönünce, bu meclis toplantısını yani Kurultay’ı Macaristan’da da düzenlemeyi kararlaştırmışlardır. 2008’in Ağustos ayında gerçekleşen programa Kazakistan’daki Madjar kabilesi özel konuk olarak davet edilmiştir. O zamana kadar görülmemiş bir işbirliğine tanık olundu. Seksenden fazla gelenek koruyucu ve kültürel topluluk ahenk içinde birlikte çalışmış, yüzden fazla göçmen çadırından kurulu bir kamp oluşturulmuştur. Binden fazla aktif katılımcıyla atlılar ve okçu atlılar sayısız programa imza atmışlardır.

Bu büyük şölene yaklaşık yüz bin kişi katıldı.
Kurultay danışmanlığında, heyetler iki yıl sonra -2010 yılında- bütün Hun-Türk bilinçli halkların buluşmasını düzenlemeye karar verdiler.

Kurultay Macar halkının birliğini ifade etmektedir.Karpat Havzası Macar gelenek koruyucular, Kazakistan’daki Madjar kabilesi ve akraba milletlerin heyetleri bu şölen vesilesiyle büyük atalarını saygıyla anıp kutlamalarda bulunmuşlardır. Kurultay sayesinde Macar ulusal geleneği en eski ve artık Macar denilebilecek köklerine kadar uzanabilmektedir.

Macarların kültürü, bozkır atlı kültüründen kök salmıştır ( tıpkı İskitler, Hunlar ve Avarların kültürü gibi ) ve bunun aracılığıyla Orta ve İç Asya bölgesindeki milletlerin gelenekleriyle bağlantısı vardır.

Kurultay atalarımızın hakkıyla halklarımızı yeniden birleştirip, yurt sevgisinden örnekler göstererek Karpat Havzası’ndan Sibirya’ya kadar 150 milyon ruhta kardeş sevgisinin ateşini yeniden yakıyor.Büyük Kurultay 2007’deki ilk ve 2008’deki ikinci kurultayın özüne ve formuna uygun olarak 2010’da yine gerçekleşti. Orta ve iç Asya, Anadolu ve Kafkas’lardaki akraba ilişkilerini güçlendirdi. Katılımcılar Macar geleneğinde olduğu gibi akraba milletlerin belleğinde de yer etmiş olan büyük kahramanlarımız Attila, Bayan Kağan, Madjar Baba, Karçıg Batır ve Arpad’ı birlikte saygıyla andılar.

Bu büyük kutlamaya hem genetik hem de kültürel anlamda akraba olan Hun-Türk bilincine sahip milletler davet edildi ve bu milletleri temsilen Macaristan’a, Bugac’daki Büyük Kurultay’a heyetler gönderildi. Gelen heyetlerde diplomatlar ve bilim alanındaki uzmanların yanısıra geleneksel askeri müzik ve halk dansları toplulukları vardı.

Kurultay vesilesiyle heyetler birbirlerini kardeş olarak gördüklerini gösteren ve tarihi bir anlam içeren bir bildiriye imza attılar. Bu adım sadece bir başlangıçtı. Bundan sonrası bizlere bağlı. Uzatılan eller ne derece tutunuyor birbirine ve biz -yani bu yüz milyondan fazla insan- kardeşlik sözcüğüne nasıl bir anlam kazandıracağız, bunu zaman gösterecek.

Bildirinin esas metni şöyledir:
“ Tanrı’nın isteğiyle Macar, Madyar, Kazak, Özbek, Türk, Uygur (Doğu Türkistanlı), Kırgız, Başkır, Çuvaş, Bulgar, Tatar, Türkmen, Moğol, Buryat, Nogay, Gagavuz, Karaçay, Yakut ve Japonlar Hun kardeşlerdir.”
… ve her milletten imzalar…

 

Bu buluşmanın tarihsel bir anlamı vardı. Büyük fatihlerin zamanını saymazsak, hiç bu kadar turan milleti temsilcisi ortak bir programda bir araya gelmemiştir. Bu şölen gerçek, tarihsel kaynak analizine ve arkeoloji çalışmalarına dayandırılarak oluşturulmuştur.

Örneğin ziyaretçinin içinde kendi atasıyla karşılaştığı bir “ Atalar Çadırı” kuruldu.

Saygı çadırında yurt tutma zamanın bilinen ilk kahramanın aslı sembolize edilmiş kafatasını görmek mümkün kılındı. Bu kafatasından antropolojik bir yüz yapılandırıldı. Bu temel alınarak bu kahramanın bir resmi yapıldı. Ayrıca ziyaretçiler “İn Situ” adı verilen yurt tutma zamanından kalma bir atlı mezarı, altın renkli kaftan süslemeleri, altından yapılmış atla ilgili araç gereçleri görme şansı yakaladılar. Bu saygı çadırını Félegyház Kiskun Müzesi, Kecskemét Asker József Müzesi, Halasi Thorma József Müzesi ve Doğa Bilimleri Müzesi uzmanları hazırladılar. Sergiyi üç gün içinde yaklaşık on bin kişi ziyaret etti.

Geleneklerine sahip çıkan Macar kardeşlerimiz de Kurultay adına farklı programlarla hazırlanıp atalarımızı gurur verici bir şekilde andılar.

Şaman davulu:

Bu davul Kurultay için hazırlanmış olup dünyanın en büyük şaman davulu olma özelliğine sahiptir. Çapı 188 cm’dir. Kiskunmajsalı Sándor Balog ve ekibi tarafından hazırlanmıştır. Davulun çerçevesi için Sibirya kavak ağacı, derisi için de bir bütün sığır derisi kullanılmıştır. Bu başyapıt Macar el sanatlarına övgüler yağdırmıştır.

Mesafe atışı:

Okçuluk alanında mesafe atışı rekoru 1226’da Doğu Tacikistan’da Cengiz Kağan’ın bir zaferi onuruna düzenlenmiş bir yarışmada Esunkhei adında bir okçu tarafından kırılmıştı ve okunu (335 aldnyi) 502,5 metre uzaklığa fırlatmıştı. Bu başarıyı bir hatıra sütunuyla ölümsüzleştirdiler. „Cengiz Kağan Taşı” adı ile anılan tarihi eser ise Sen Petersburg Müzesinde korunmaktadır.
2010 yılında József Mónus ve Csaba Grozer’in çiftli yayıyla 508,74 metre mesafe yapılarak ilk rekorun önüne geçilmiştir.
József Mónus daha sonra Kurultay’da tekrar deneyeceğini ve kendi yaptığı rekoru aşacağına dair bizlere söz vermişti. Gerçekten de sözünde durmuş ve okunu 603 metre uzaklığa atmıştır.
Tasdik edilmiş bu dünya rekoru Macar geleneksel okçuluğunun ününü artırmıştır. Bu olayın Macar Kurultay’ı ile anılması da bizim için ayrıca mutluluk vericidir.

Zırh yapımı:

Zırh hazırlama alanında Hunların kendilerine özgü bir tarzları vardı. Daha İskitler balık pulu zırhını kullanırken, Hunlar lamel yapılı zırhı geliştirdiler. Zsolt Kelemen ve ekibi bu adı geçen lamel yapılı zırhın kullanımını ve üretimini araştırmaktadır. Bu ekip bizim derneğimizin de desteğiyle, VI. –VII. yüzyıllarda Karpat Havzası’ında yaşamış Avar adıyla anılan beyaz Hunların kullandığı zırha benzer bir zırh yapmıştır. Yapım sırasında ve test süresince atalarımızın artık unutulmaya yüz tutmuş, dahice tasarlanmış el sanatları teknolojisi bizi ve çalışma ekibini hayretler içinde bırakmıştır. Çok ince bir şekilde hazırlanmış bir zırh bile okların saldırısına karşı durabilmiştir. Hatta modern silahların kurşunlarını da geçirmemiştir.
Bu donatım araç-gereçlerinin her biri yaklaşık 10.000 dolardır. Başlıktan üzengiye kadar hepsi dönemine sadık kalınarak düzenlenmiş ve bütün Avrupa-Asya bölgesinde tektir.

2009 yılında Kurultay başkanları Macar-Turan Derneğini oluşturmuşlardır. Bu dernek, tarihi araştırmaları ve bunların sonuçlarını duyurmak ve tanıtmak; bunların yanında Macar geleneklerini korumaya yönelik etkinlikler yapma işleriyle meşguldür. 2010 Ağustos ayında ise Kurultay ile Macaristan’ın geleneklerini korumaya yönelik en büyük organizasyonunu düzenleyecektir. Derneğin internet sitesi : www.magyar-turan.hu

Biro Andras Zsolt’un 2006 yılındaki Kazakistan seyahati, Kazakistan’ın bilimsel ve kültürel hayatını da canlandırdı. Buna bağlı olarak Aybek Nakipov önderliğinde Nagy Sztyepp yani Büyük Bozkır Derneği Kazakistan’da faaliyet göstermeye başladı. Macar-Turan Derneği ve Büyük Bozkır Derneği kardeş teşkilatlar olup 2010 Macaristan Kurultay’ı için de ortak çalışmalarda bulunmaktadırlar. Internet sitesi : www.greatsteppe.kz

Macar-Turan Derneği çalışmalarını sürdürürken, bütün Karpat Havzası’nı kapsayan geniş çaplı bir birliğin oluşturulmasına karar verildi. „Turan Birliği” ise işte böyle ortaya çıktı.

 

Kurultay’ın resmi internet sitesi : www.kurultaj.hu

İletişim: info@magyar-turan.hu

5 Yorum »

  • MEHMET DAĞISTANLI dedi ki:

    2012 Temmuz ayında Macaristan’daydım.Tesadüfen ‘Macaristan Turan Kurultayı’ndan haberim oldu. Gezi ve alışveriş sırasında üzerinde Attila ve Arpad desenleri olan tişortlar gördüm ve aldım.Satan Macar hemen bana:’Türk müsünüz?’dedi.Maalesef Türkiye’de tanınmayan,değeri bilinmeyen hatta sevilmeyen bu Türk kahramanları Macaristanda baş tacı edilmiş.Kahramanlar Meydanı’na gittiğimizde olağanüstü bir güzellikte ve tam bir sanat şahaseri olan bir keykel kompozisyonuyla karşılaştık. Yine burada da Attila ve Karpat’ın atları üzerinde seyrine doyum olmayan heykellerini gördük. Bu konuda daha geniş bilgiler edinmeye çalışıyorum.İletişim adresinden araştırma yapacağım.Türkiye’de ne gibi etkinlikler oluyor, bilmiyoruz.Bu kurultay sanıyorum Macaristan’da ilk önce 2007’de yapılmış.Yukarıdaki metinde zırh yapımını okudum.Ben de 1915 Türk-Rus-Ermeni olaylarını anlatan ‘Yanık Dere’ Belgesel Romanımda Türkler’in, özellikle Erzurum’da dünyanın en sağlam kılıçlarını yaptığını anlattım.Bildiklerinizi paylaşırsanız sevinirim ve birlikte bir şeyler yaparsak mutlu olurum.

    • Genel TÜRK Tarihi dedi ki:

      Mehmet Bey 2013 yılı için bir organizasyon düzenlemek üzere karar almıştık. Ancak daha sonra öğrendiğimize göre Kurultay iki yılda bir düzenlenmekteymiş. Biz de 2014 yılı için çalışma yapacağız. Katılmak isterseniz sayfamızdaki duyuruları takip etmelisiniz.

  • Serenti dedi ki:

    Kurultaya gidip o havayı solumak güzel olur. O tarihte maddi açıdan müsait olursam mutlaka katılırım.

  • HALİL KAŞALTI dedi ki:

    2016 ORGANİZASYONU İLE İLGİLİ GÖNÜLLÜ OLARAK TÜRKİYEDEN KATILARAK GÖREV ALMAK İSTİYORUM SAYGILARLA HALİL KAŞALTI

Cancel

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

“Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar