Başyazı »

Yorum Yap |

Pekin’deki Yasak Şehir, tarih boyunca 24 Çin imparatorunun sarayı oldu. Fakat yüzyıllardır, Moğol imparatoru olan Kubilay Han’ın, 13. yüzyılda Pekin’deki sarayının yeri bir sır olarak kalmıştı. Yeni çalışmalar sırasında, Kubilay Han’ın kurduğu Yuan Hanedanlığı’nın sarayına ait …

Read the full story »
Kütüphane

E-kitap olarak sunulan kitapların tamamı tanıtım amaçlıdır. Telif hakkı olduğunu düşündüğünüz eserleri bize bildirebilirsiniz.

Kültür&Sanat

Tarihin başlangıcından günümüze kadar Türklerin dünya medeniyetine kazandırdıkları

Belgeseller

Kadim Türklerle ilgili pek çok bilinmeyene ışık tutan birbirinden güzel belgeseller

Arkeoloji

Yerli ve yabancı araştırmacıların gerçekleştirdikleri arkeoloji çalışmaları

Duyurular

Türk tarih araştırmalarında son gelişmeler, konferanslar, sempozyumlar

Anasayfa » Kültür&Sanat, Türk Büyükleri

Mehmet Emin Resulzâde

Mehmet Emin Resulzâde Âzerbaycan Cumhuriyeti’nin kurulmasında rol oynayan önemli şahsiyetlerden birisidir. 31 Ocak 1884 uırihinde Bakû’nün Novhani köyünde doğmuştur. İlkeğilimini aile çevresinden alan Resulzâde, kaydolduğu Bakü teknik okulunu, daha fazla ilgi duyduğu sosyal ve siyasî hareketler yüzünden, yarıda bırakarak, gazeteciliğe atılmıştır. (Şimşir, 1954, 3)

Şark-ı Rus gazetesinde başlayan gazetecilik hayatı, Ali Bey Hüseyinzâde ve Ahmet Ağaoğlu’nun Bakû’de çıkardıkları Hayat, Füyuzat, İrşad, Terakki, Himmet ve Tekâmül gazete ve dergilerinde yazdığı yazılarla devam etmiştir. 

mehmet-emin-resulzade1905 Rus – Japon savaşı sonucunda, güvenlik ve siyasî itibarı sarsılan Çarlık Rusyası’ndaki Türklerin istiklâl hareketlerine bir canlılık gelmiştir. Ancak Rusya’nın kendini çabuk toparlaması sonucunda, Rusya mahkûmu Türk lopluluklarının önde gelenlerine karşı bir baskı politikası başlayınca, Türk topluluk liderleri çareyi Rusya dışına çıkmakta bulmuşlardır.

İşte bunlardan biri de, Resulzâde olup, 1908-1910 yıllarını geçirdigi İran’da, müdü-riyeiini üzerine aldığı İran-ı Nev gazetesinde çalışmIştır. Bu gazeteyi Avrupa gazeteleri ayarında modern bir yayın organı haline getirmeye çalışırken, bir taraflan da, İran’ın Rusya niifuzundan kurtulması yolunda sert yazılar yazmıştır. İran-ı Nev gazetesi, Avrupa tahsili görmüş bir grup Iran’lı münevver (ki bunlar arasmda Seyyit Hasan Takizâde, Hüseyinkulu Han Nevvab, Süleyman Mirze, Seyyit Mehmet Rıza vs. de bulunmaktadır) ile birlikte Resulzâde Eylül 1910 tarihinde İran Demokrat Partisini kurmuştur. Bu partinin yayın organı ise, Farsça yayınlanan İran-ı Nev gazetesi olmuştur. İran’da bulunduğu bu dönemde sosyal ve siyasî içerikli bir hayli makale yazan Resulzâde’nin bu faaliyetleri, Rus elçiliği tarafından da sıkı bir kontrol altına alınmıştır. (Şimşir, 1996, 551) Ruslar kendileri açısından tehlikeli saydıkları bu faaliyetlerin önünü almak için Iran kabinesi iizerindeki baskıları artırarak Resulzâde’nin sınırdışı edilmesini sağlamışlardır.

Rusların bu baskısı sonucu Iran’dan ayrılmak zorunda kalan Resulzâde, İran’dan ayrılışını; “Ben ilk defa olarak büyiik, Avrupakârî ve yevmi bir gazeteyi tesis ederek Tahran’ı terkettim. Avrupaî usulde İran’da tesis olunan bu giinliik demokrasi gazetesi gitıikçe artan Rus niifuzunun entrikalanyla takibe uğruyordu. О giinlerde Amerika’dan İran maliyesini ıslâh amacıyla gelen Morgan Shuster’le yaptığım siyasî mülakatın gazetede intişarı üzerine Rusya sefareti beni İran’dan dışarı attırmak için teşebbüse geçmişti. Kuwetim yettiği kadar İran isliklâline hizmet eylediğim halde, ma’teesüif, İran bayrağı beni himaye edemedi ve Rus sefaretinin cebrane miidahalesi üzerine, bir hafta esnasında, İran’ı terketmek zorunda kaldım. İstanbul’a ise Rus tazyikinden sığınmak için geldim” cümleleriyle ifade etmektedir.

İran’dan bu şekilde ayrılmak zorunda kalan Mehmet Emin Resulzâde, 1911 yılında geldiği İstanbul’da, Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu savaş yılları ve devletin son dönemlerinde kötü durumdan kurtulmak amacıyla sarıldığı fikir akımlanndan Türkçülük akımınında olumlu havası ile kendisini Türkçü bir çevrenin içinde bulmuştur. Bu dönemde Turk Ocağı ‘nın çalışmalarına katılarak, Türk Yurdu Dergisinde yazılar yazmaya başlamıştır.

Türk Yurdu Dergisinde seri makaleler halinde kaleme aldığı İran Türkleri yaymlanmıştır. Bu arada, yine aynı dergide, daha sonra Rusya Türkleri kongresinde savunduğu fikirlerin ana kaynağmı teşkil eden, tanınmış İslâm düşünürü Cemalettin Efganî’nin (1836-1897) Vahdet-i Cinsiye felsefesini Farsça’dan Türkçeye tercüme etmiştir. Yine aynı dönemde Resulzâde’nin Sebilürreşat Dergisi ‘nde de, İrân İnkılâbı ve Osmanlı Hükûmeti ile İran’a dair makaleler yazdığını görmekteyiz.

Çarlık Rusya’sında, 300 yılını dolduran Romanov hanedanı 1913 yılında bir siyasî af yaymlamıştır. Bundan yararlanan Resulzâde de Âzerbaycan’a dönerek, bir müddet ticaretle uğraştıktan sonra, İkbal gazetesinde başyazarlığa getirilmiştir. Aynı zamanda şelale dergisinde de, Osmanlı Türkçesinin müşterek dil olmasını ihtiva eden yazilar yazmıştir.Resulzâde, 1915 yılında tesis ettigi Açık Söz gazetesinde de aynı fikirler için mücadelesini devam ettirmiştir.

Siyasî faaliyetlerini Müsavat Parti’sinde sürdüren Resulzâde, Gürcistan’ın Mavera-yı Kafkasya Federasyonundan çıkıp bağımsı/.lığını jlân etmesi üzerine, Mavera-yı Kafkasya Seymindeki Âzerbaycanlı milletvekilleri ile Âzerbaycan Millî şurası ‘nı ilân etmişlerdir. (28 Mayıs 1918) Bu dönemde Resulzâde resmî görevler için Osmanlı Devletine gelip gitmişlir. Ilkgörevi Seym Hükûmeti zamanında Trabzon Konferansı (14 Mart – 14 Nisan 1918) olmuştur. Ancak, Osmanlı Devleti delegelerinin Brest – Litovsk’a uygun davranmak ve Batum üzerinde ısrar etmeleri sonucu görüşmelerden bir sonuç alınamamıştır. Seym’de bulunan Türkler hariç diğer grupların savaş yanlısı bir tutum almalan üzerine de, 14 Nisan 1918 de Osmanlı Devleti’ne savaş ilân etmeye karar vermişlerdir. Böylece Trabzon Konferansı da dağılmıştır.

Bir müddet sonra da, Osmanlı Devleti ile Âzerbaycan Cumhuriyeti arasında, yapılan antlaşma ile Osmanlı Devleli Âzerbaycan’ın bağımsızlığını kabul etmiş ve askeri yardımda bulunmayı taahhül etmiştir. (4 Haziran 1918)

Daha sonra İstanbul’a gelen Resulzâde, çeşitli temaslarda bulunmuş, bu arada, Sultan VI. Mehmed tarafından da 6 Eyliil 1918 tarihinde huzura kabul edilmiştir. 15 Eylül 1918 tarihinde Bakû’nün kurtarıldığı müjdeli haberini ise, bizzat Osmanlı Orduları Başkumandan Vekili ve Hariciye Nazırı Enver Paşa vermiştir.

Âzerbaycan Cumhuriyeti’nin 27 Nisan 1920 tarihinde Ruslar tarafından istilâ edilmesinden sonra, Resulzâde, bir müddet saklanmış, daha sonra ise, tutuklanarak Moskova’ya götürülmüştür. Buradaki hayatı 1922’nin sonlarına kadar sürmüştür. Moskova’dan kaçmayı başardıktan sonra da, büyük güçlükler sonucunda İstanbul’a ulaşmıştır.( Şimşir, 1996, 553)

Resulzâde İstanbul’daki ilk gününden itibaren, bütün cihana karşı tarihe mâl edilmiş olan Azerbaycan istiklâlinin müdafaasını üzerine almış bulunmaktadır. Bundan dolayı da ilk iş olarak, dosta düşmana hesap vermek amacyıla, Âzerbaycan Cumhuriyeı-i Keyfıyet-i Teşekkülü ve şimdiki Vaziyeti (İstanbul 1922) eserini yayınlamıştır. Resulzâde’nin aynı yıl yayınladığı diğer bir eseri de, Asrımızın Siyavuşû ‘dur. Bu eseri kaleme alış sebebini şöyle ifade etmektedir: “Asrımızın Siyavuş’u muayyen bir maksaıla, vatanımızın, milletimizin, kamuoyumuzun ve inanışımızın düşmanlarma karşı hususi bir düşmanltk hissi yaratmak maksadıyla, evvelce düşünülmüş bir eser değildir.” Ayrıca bu eseri Resulzâde, Ali Ahmetoğlu müstear adı ile kaleme almıştır.

Millî Âzerbaycan hareketinin organı olarak, 26 Eyiül 1923 tarihinde İstanbul’da Yeni Kafkasya Mecmuası ‘nın ilk sayısı neşredilmiştir. Tesbit edebildiğimiz son sayısı ise, Y.5 S.l(94) ile Ekim 1927 tarihini taşımaktadır. Yeni Kafkasya Mecmuası, “Esir Türk illerinin büyiik elemlerine tercüman olan; Âzerbaycan istiklâli uğrundalu şanlı cihadın büyiik maksadlarını terviç ve müdafaa eden; Kafkasyalılaırn Rus istilâsına, kızıl vahşete karşı müttehid bir cephe teşkil etmelerini isteyen; başta kahraman Türkiye olduğu halde, şark milletlerindeki büyük inkılâb hareketini alkışlayan; İslam ve Türk dünyasında kızıl Rusya istilâ ve mezâlimine karşı bayrak açmış ilk ve yegâne gazete” dir.

Resulzâde’nin bu dönemdeki diğer faaliyetleri ise; İstiklâl Mefküresi ve Gençlik, (Esbab-ı hezimeümize aid bir mülalaa) isminde, Azeri Gençler Birliği’nde 1925 yılında verilmiş bir konferanstır. Bu konferans, Millî Azerbaycan Neşriyatı, Sayı 3 olarak basılmıştır. 29 Sahifeden oluşan bu kitapçıkta, özellikle Litva, Estonya ve Finlandiya’nın ortaya koyduğu istiklâl mücadeleleri ve geçirdikleri aşamalar incelenirken, bu devletlerle ilgili Resulzâde, kendisine ulaşan belgeler hakkında bilgi vermiştir. Eserin son kısmında ise, Azerbaycan gençliğine seslenilerek, “Düşmanını tanı, millî intibahını yücelt!” öğüdü verilmektedir.

Aynı dönemde bir diğer kitap ise, Rusya’da Siyasî Vaziyet, adını taşımaktadır. Bu kitapta Millî Azerbaycan Neşriyatı olarak 1928 yılında İslanbul’da basılmıştır. 45 sahifeden oluşan eserde, Rusya’da iktisâdî buhran, içtimaî ve siyasî vaziyet hakkında bilgi verildikten sonra; Komünist Partisinde ortaya çıkan ihtilâflar konusuna da değinilmektedir. Rusya ile ilgili olarak Resulzâde’nin şu cümleleri dikkat çekicidir; “Bizce hayatımn çok buhranh bir devrine giren Sovyet llükûmeti’nin artık sükût edip elmeyeceğinden değil, nasıl sükût edeceğinden bahs edilmelidir.

Millî Azerbaycan matbuatının Yeni Kafkasya Mecmuası’ndan sonra onbeş günde bir yayınlanan “edebî, içtimaî ve siyasî milliyetperver mecmuası”dır. 1 Şubat 1928 tarihinde yayın hayatına başlayan derginin tesbit edebildiğimiz son sayısı ve Şubat 1930 tarihlidir. Dergi 16 Aralık 1928 tarihinden itibaren latin harfleriyle çıkmaya başlamıştır. Derginin Latin harfleriyle çıkmaya başlamasıyla dikkat çeken bir husus da, bu sayıların hiçbirinde Mehmet Emin Resulzâde’nin yazısının yayınlanmamış olmasıdır.

Resulzâde, Azerî Türk Mecmuasını; “Azerbaycan Turklüğünün esaslarını tahlil edecekıir. Yani Türk harsını Avrupaî bir u.uıl ile ıezhib ederken, halk ile samimi bir irtibat ve beraber yasamaktan katiyen sapmayacaktır. I/alkçı bir Türkçüiukten ibaret olan bu meslek asrın mükemmel ıekniğini haikın samimi duygu ve ihıiyaç-larını latmin için kullanacaktır. 0, bir tarafuın halkın zevkini fen ve sanaıından an-layarak bir raddeye getirmeye sa’ı edeeek, differ laraftan da fen ile sanatı halkın zev­kini oksamak yolunda istihdam eımek fıkrini ıerviç edeceklir.”şeklinde tasvir etmektedir.

Resulzâde I928yılında Milliyet ve Bolşevizm adı allında birde kitap hazırlamıştır Kitap alt başlık olarak Makaleler Местная adını laşımaktadır. Burada Resulzâde’nin “Milliyet Meselesinde Bolşevik Nazariyatı ile Ameliyâtı” ve “Bolşeviklerin şark Siyaseti” adlı makaleleri yer almaktadır. Resulzâde’nin aynı yıl önemli bir makalesi de, Yusuf Akçura’nın topladığı Türk Ocakları Merkez Heyeti tarafından neşrolunan Türk Yıh&ûh kitapla yer alan “Kafkasya Türkleri” adlı makalesidir.

Millî Azerbaycan Neşriyatının Mehmed Emin Resulzâde önderliğinde, bu dönemde çıkardığı son mecmua “Odlu Yurt Mecmuası” dır. Başmuharriri Resulzâde olan mecmua, 1 Mart 1929 tarihinde ya-ym hayatına başlamıştır. Derginin son sayısı ise Temmuz – Ağustos 1931 tarihini taşımaktadır. Derginin çıkış gayesi ve ilkeleri şöyle belirtilmektedir, “Odlu Yurt, Millî Âzebaycan fıkrinin mürevvici olarak intisar ediyor. Bu inlişar Не о, kendi-sinden evvel Yeni Kafkasya Не Azeri Türk mecmualan tarafından gidilmiş ideal yolunu boylamak azmindedir.( Şimşir, 1996,555)

Ancak, bu derginin henüz yayın faaliyetini sürdürdüğü günlerde, kanaatimizce Resulzâde, Türkiye dışına gönderilmiştir. Resulzâde’nin İstanbul’dan aynlması konusunda bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda kesin bir bilgi, belge bulamamış olmamıza rağmen, O’nun bir yazar olarak faaliyetlerini sürdürürken, Sovyetler aleyhine yazdığı yazılar bir yerde Tiirkiye’den aynlmasma sebep olmuştur. Sovyet entrikalan ve diplomatik girişimleri sonucunda, Tiirkiye Cumhuriyeti Hükûmeti de onu yurt dışına çıkmaya zorladığından, О, İstanbul’u terke mecbur olmuş ve bu sebeple faaliyetlerini Avrupa’ya taşımıştır. 1947 yılına kadar Avrupa’nın muhıelif memlekeilerinde bulunan Resulzâde, Eylül ayında Türkiye’ye gelerek, yine Âzerbaycan’ın istiklâli davasına dört elle sa-rılmıştır. Türkiye’ye geldikten sonra, 1 Şubat 1949 tarihinde kurulan Âzerbaycan Kiiltür Derneği fahri başkanlığına getirilmiştir. Bu dönemde Resulzâde’nin ilk yayınladığı eseri Âzerbaycan Küllür Gelenekleri, adı ile Âzerbaycan’ın edebiyat, sanat, mimari, nakkaşlık, resim v.b. alanlarda yetiştirdiği değerler ve eserleri yer almaktadır.

Resulzâde’nin bu dönemdeki en önemli eseri, Âzerbaycan şairi Nizami’ dir. Bu eserin basımı ise, biraz problemli olmuştur. Çünkü içinde Ruslar aleyhine bazı cümleleri münasip görmeyen Sovyet hayranı yetkililer, kitabın basılabilmesi için bunlann çıkarılmalarını isteyince, Resulzâde, “bunları ben yazmadım ki, büyük Nizami yazmış. Onları çıkartmak ne benim hakkım, nede kimsenin kârı’dır” demiş ve eser daha sonra Tevfik İleri’nin Milli Eğitim Bakanlığı zamanında basılmıştır.

Resulzâde, 6 Mart 1955 tarihinde vefat etmiştir. Vefat edene kadar da Türk Ansiklopedisi ve değişik dergi, gazetelere makale ve yazılar yazmıştır. (Şimşir, 1996, 556)

BİBLİYOGRAFYA

Şimşir, Sebahattin (1996). “ Mehmet Emin Resulzâde’nin Türkiye’deki Basın- Yayın Faaliyetleri”, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kuruluş ve Gelişmesine Hizmeti Geçen Türk Dünyası Aydınları Sempozyumu, 23-26 Mayıs 1996,  Bildirileri, Kayseri 1996, s. 551-556.

 

Benzer başlıklar

Bağlantılar

2014-03-22 12:10:11
gtt

1

Boz Üy

2012-06-10 11:56:29
gtt

1

İnsanoğlu-2 Demir Adam

2014-08-26 06:53:13
gtt

1

Baz Kagan

2011-05-16 18:35:53
gtt

1

Umay

2012-03-23 12:14:14
gtt

1

Avrupa Hun Devleti

2011-05-18 21:33:45
gtt

1

İlteriş Kagan

2011-06-04 09:22:46
gtt

1

TSK Mehmetçik Vakfı

Yorum yazın !

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

“Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar