Başyazı »

Yorum Yap |

Moğol ordusu, Polonya ve Macar ordularını yenerek, 1241 yılında Macaristan’ı işgal etti, bu nedenle Macar kralı kaçmak zorunda kaldı. 1242’de, büyük bir askeri direniş olmamasına rağmen, Moğollar apar topar ülkeden ayrıldı. 

Ağaç halkaları, araştırmacıların …

Read the full story »
Kütüphane

E-kitap olarak sunulan kitapların tamamı tanıtım amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz eserleri e-posta adresimiz aracılığıyla bize bildirebilirsiniz.

Kültür&Sanat

Tarihin başlangıcından günümüze kadar Türklerin dünya medeniyetine kazandırdıkları

Belgeseller

Türk tarihi ile ilgili hazırlanmış birbirinden güzel belgeselleri bu başlık altında bulabilirsiniz.

Arkeoloji

Yerli ve yabancı araştırmacıların gerçekleştirdikleri arkeoloji çalışmaları, güncel arkeoloji haberleri...

Duyurular

Genel Türk Tarihi alanında yurt içinde ve yurt dışındaki son gelişmeleri bu köşeye ekleyeceğiz. Siz de burada duyurmak istediklerinizi bize iletebilirsiniz.

Anasayfa » Başyazı, Kültür&Sanat

Memlûk Astronomisi

Memlûk Devleti, 1250 yılında Mısır ve Suriye’de kurulmuş olan bir Türk devleti’dir. Gerek idarî yapısı, gerekse tarihte oynadığı roller bakımından ol­dukça farklı bir konuma sahiptir. O döneme kadar kurulan diğer Türk devletle­rinden farklı olarak yönetimde verâset sisteminin (saltanat) yerine kişisel liya­kate önem verilmiş ve hükümdarları bu suretle iş başına gelmişlerdir. Devletin 1517 yılında Osmanlılar eliyle yıkılışına kadar olan dönemde Ortadoğu’nun en büyük siyasî ve askerî gücünü oluşturan Memlûkler, hakim oldukları sahada üstün bir medeniyet kurmuşlar ve pek çok konuda Osmanlılar’ın önüne geç­mişler ve onlara öncü olmuşlardır.

Hâkimi oldukları coğrafyanın bütün özelliklerini çok iyi değerlendiren Memlûk sultanları, bir taraftan Akdeniz’in sunduğu ticarî imkanları kullanır­ken, diğer yandan daha önce aynı coğrafyaya hakim olan Eyyubî ve Zengi Dev­letleri vasıtasıyla Selçuklu Devleti’nin bıraktığı kültürel mirası devralmayı da ihmal etmemişlerdir. Verimli Mısır ve Suriye toprakları, Akdeniz ticareti, Ana­dolu ve Karadeniz’in kuzeyi ile yapılan ticaret Memlûk Devleti ekonomisinde beklenen bir gelişme göstermiş ve bununla paralel olarak bilim ve eğitim alan­larında da önemli ilerlemeler yaşanmıştır. Kahire, Halep ve Şam’da Nizamiye Medreseleri gibi pek çok medrese kurulmuştur. Siyasî arenada Ortaçağ İslâm dünyasının maruz kaldığı iki büyük tehlike; Haçlılar ve Moğollar, Memlûkler tarafından bertaraf edildiği gibi Moğol istilâsı önünden kaçan Orta Asya bilim adamlarını himâye görevi de Memlûklar’a kalmıştır. Bütün bu etkenler pek çok bilim dalında önemli gelişmelerin yaşanmasına sebep olmuştur ki, bunlardan birisi de astronomidir.

Ülkemizde sınırlı sayıda tarihçi Memlûkler üzerinde araştırma yapmış, an­cak bunların pek çoğu da siyasî tarihi ele almakla yetinmişlerdir. Bundan dolayı Memlûkler’in eğitim ve bilim alanında ortaya koydukları eserler ve bu yolda aldıkları mesafe henüz tam anlamıyla incelenmemiştir. Bilim tarihçilerimizin büyük bölümü de daha çok Müslümanların astronomi faaliyetlerinin ilk başla­dığı dönemler ile bir şekilde daha popüler olmuş İlhanlı ve Osmanlı dönemle­rini ele almışlardır. Bunlar arasında Profesör Aydın Sayılı öncü ve örnektir. Memlûk dönemi astronomi faaliyetlerini ve astronomlarından bazılarını ele alan çalışmalar arasında Profesör Fuat Sezgin’in iki eseri; Geschichte des arabischen Schrifttums ile İslam’da Bilim ve Teknik’ini, Profesör Sevim Tekeli’nin iki önemli makalesini; İzzüddin bin Muhammed el-Vefâî’nin “ekvator halkası” ve el-Urdî’nin “Risâletü’n fî Keyfiyeti’l-Ersad’nı zikretmeden geçmek büyük eksiklik olur. Son zamanlarda astronomi tarihi çalışan ve çalışmalarında yeri geldikçe Memlûk astronomlarından bahseden bilim tarihçilerimizden biri de Profesör Yavuz Unat’tır.

Türkçe’ye çevirdiğimiz bu araştırma, bilimsel alanda Memlûkler’in şimdiye kadar çok iyi bilmediğimiz bir yönünü ortaya çıkarması bakımından son derece önemlidir. Astronomi alanında ve özellikle de Ortaçağ astronomisi konusunda pek değerli çalışmalar yapan David A. King’in yapmış olduğu bu çalışma, Memlûk astronomi tarihine bir giriş niteliği taşımaktadır. Bilim adamı, daha çok o dönem biyografi kitaplarını kullandığını belirtmektedir. Ancak o döneme ilişkin bilgi veren kaynaklar oldukça çeşitlidir.Örneğin kronikler, şehir tarihleri ve seyahatnâmeler gerek bu dönemdeki bilimsel faaliyetler gerekse sosyal ha­yata dair oldukça değerli bilgiler içerir. Bunlardan yararlanmak için kaynak dili özellikle Arapça ile diğer bilimsel altyapıya sahip olmak gerekir. Öyle ümit ediyoruz ki, 25 yıldan fazla bir süre önce kaleme alınmış olan bu araştırmanın dilimize çevrilmesi, tarihçilerimizi ve bilim tarihçilerimizi Memlûk tarihine ve özellikle de Memlûk astronomisine geniş bir perspektiften bakma ve bu alanda araştırmalar yapma imkanı sunar.

 

 

Yorum yazın !

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

“Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar