Başyazı »

Yorum Yap |

Moğol ordusu, Polonya ve Macar ordularını yenerek, 1241 yılında Macaristan’ı işgal etti, bu nedenle Macar kralı kaçmak zorunda kaldı. 1242’de, büyük bir askeri direniş olmamasına rağmen, Moğollar apar topar ülkeden ayrıldı. 

Ağaç halkaları, araştırmacıların …

Read the full story »
Kütüphane

E-kitap olarak sunulan kitapların tamamı tanıtım amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz eserleri e-posta adresimiz aracılığıyla bize bildirebilirsiniz.

Kültür&Sanat

Tarihin başlangıcından günümüze kadar Türklerin dünya medeniyetine kazandırdıkları

Belgeseller

Türk tarihi ile ilgili hazırlanmış birbirinden güzel belgeselleri bu başlık altında bulabilirsiniz.

Arkeoloji

Yerli ve yabancı araştırmacıların gerçekleştirdikleri arkeoloji çalışmaları, güncel arkeoloji haberleri...

Duyurular

Genel Türk Tarihi alanında yurt içinde ve yurt dışındaki son gelişmeleri bu köşeye ekleyeceğiz. Siz de burada duyurmak istediklerinizi bize iletebilirsiniz.

Anasayfa » Kitap Tanıtım, Kütüphane

Moğollar Avrupa’da – Altay Tayfun Özcan

Moğolların Avrupa Seferinin Üç Tanığı: Dominiken Misyoner Julian, Splitli Toma ve Torre Maggioreli Üstat Roger’in Görüp Duydukları ile Yaşadıkları (1241–1242)

Avrupa’nın sınırlarını eriten Moğol korkusu…
“Eğer gelirlerse Tartar olarak andıklarımız Tartaryalarına def olacaklar, geri göndereceğiz, ya da onlar bizim hepimizi cennete gönderecekler.”
– Fransa Kralı IX. Louis

1241 yılının Mart ayında başlayan Moğol saldırısı, eş zamanlı olarak dört ayrı ordunun şimdiki Polonya, Macaristan, Romanya’nın orta kesimi ve Romanya’nın güneyinden Sırbistan’a uzanan sahanın hedef alınmasıyla kendisini gösterdi. Artık Orta Avrupa ve Balkanları Doğu Avrupa’ya bağlayan bütün önemli geçitler aşılmış, ardındaki kuvvetler yok edilmiş ve bunun yarattığı ümitsizlik içerisinde arda kalan bölge yıkıma boyun eğmişti. Avrupa’nın geride kalan kısmında ise pek çok insan bu felaketin bundan sonra hangi ülkenin üzerine çökeceğini merak ediyordu. İtalya’daki kentler mi, yoksa Kutsal Roma Germen İmparatorluğu mu, yoksa Fransa mı? Sadece insanların değil, aynı zamanda asillerin ve din adamlarının ve hatta Kralların ve İmparatorların bile korkuya esir düştükleri günlerde Avrupa koca bir hapishane gibi görünüyordu.

Moğolların Avrupa seferi ile ilgili günümüze erişmiş pek çok türde kaynak bulunmaktadır. Ancak bunlar arasından en ilgi çekici olanlar, bizzat hadiseler içerisinde bulunup başlarından geçenleri, gördüklerini veya duyduklarını aktaran kimselerin kaleminden çıkan eserlerdir. Bunlardan bir kısmı, bir veya birkaç sayfalık mektuplar halinde bulunmakla birlikte üç ayrı kaynak, diğerlerinden gerek hacim olarak ve gerekse nitelik olarak üstündür. Bu çalışma işte bu üç kaynağın diğer kaynaklarla karşılaştırılarak notlandırılıp Türkçeye tercümesi olarak takdim edilmektedir.

Altay Tayfun Özcan’ın hazırlayıp çevirdiği ve notlandırdığı “Moğollar Avrupa’da”, Avrupa’nın adeta felce uğrayarak donup kaldığı bir dönemi Moğol saldırılarıyla yüzyüze gelmiş, kuşatılmış veya esir edilmiş kimselerin anlatılarına dayalı olarak okuyucuya sunuyor ve onları geçmişin bu “tehlikeli” dönemine keşfe çıkarıyor.

Yorum yazın !

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

“Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar