Başyazı »

Yorum Yap |

Pekin’deki Yasak Şehir, tarih boyunca 24 Çin imparatorunun sarayı oldu. Fakat yüzyıllardır, Moğol imparatoru olan Kubilay Han’ın, 13. yüzyılda Pekin’deki sarayının yeri bir sır olarak kalmıştı. Yeni çalışmalar sırasında, Kubilay Han’ın kurduğu Yuan Hanedanlığı’nın sarayına ait …

Read the full story »
Kütüphane

E-kitap olarak sunulan kitapların tamamı tanıtım amaçlıdır. Telif hakkı olduğunu düşündüğünüz eserleri bize bildirebilirsiniz.

Kültür&Sanat

Tarihin başlangıcından günümüze kadar Türklerin dünya medeniyetine kazandırdıkları

Belgeseller

Kadim Türklerle ilgili pek çok bilinmeyene ışık tutan birbirinden güzel belgeseller

Arkeoloji

Yerli ve yabancı araştırmacıların gerçekleştirdikleri arkeoloji çalışmaları

Duyurular

Türk tarih araştırmalarında son gelişmeler, konferanslar, sempozyumlar

Anasayfa » E-kitaplar, Kütüphane, Peçenekler, Tarihte Türkler

Peçenek Tarihi- Akdes Nimet KURAT

Peçeneklerin tarihi dünya tarihinin az bilinen, fakat çok enteresan bir safhasını teşkil eder. Yakın bir maziye kadar Orta Asya’dan batı Avrupa’ya gelen Türk kavimlerinin hareketleri gelişi güzel, sebep ve neticeleri araştırılmadan, yazılmakta idi. Halbuki her bir büyük ve küçük tarihi vak’alar doğuran ve yürüten sebepler vardır. Bir tarihçinin de vazifesi bu sebepleri bulup çıkarmak ve neticelerini de gösterebilmekten ibarettir.

Umumî Türk tarihinin mühim bir parçasın teşkil eden “Türklerin Hazar ve Karadenizin şimalinden yürüyüşleri,, ayni zamanda cihan tarihi için de büyük bir ehemmiyeti haizdir.

pecenek-tarihiPeçeneklerin Ana vatanlarından ayrılarak garp memleketlerine gidişlerini yalnız Orta zamanlarda vukubulan diğer hareketlerle mukayese edeceğiz. Hakikaten Peçeneklerin tarihi kendilerinden evvel ve sonra ayni istikamette ilerlemiş olan birçok Türk kavimleri ve zümrelerinin tarihini andırmaktadır.

Bu bakımdan Peçenek tarihinde gizli kalan kısımlar başka kavimlerde belli olan cihetlerle tamamlanır. Alanlar, Hunlar, Avarlar, Uzlar, Kumanlar ve Tatarlar (Moğollar) Karadenizin şimal istikametinde yürümüşler; buraları bir müddet yurt edinmişler ve bilâhara muhtelif yerlerdeki kavimlerle karışıp gitmişlerdir; bütün bu isimleri geçen kavimlerin tarihinde müşterek bir hususiyet vardır: bunların hepsi de Orta Asya’dan ayni şerait altında ve aşağı yukarı ayni yolu takip etmişlerdir.

Bu kavimlerin mukadderatı arasında da büyük bir benzeyiş görüyoruz: halihazırda yeryüzünde Hun, Avar, Uz ve Kuman adlı bir zümre olmadığı gibi, Peçenek adını taşıyan bir kavim de yoktur. Bu neden ileri gelmiştir?

Bunun başlıca sebeplerini mezkûr kavimlerin içinde bulundukları siyasî ve İktisadî şeraitte aramak lâzımgelir. Bilhassa siyasî şeraitle hesaplaşmalıyız. Bütün bu kavimler anavatandan çıktıktan sonra sağlam ve sürekli esaslara dayanan bir devlet teşkilâtı yapmağa zaman ve imkân bulamadan, arkadan gelen ikinci bir hücum karşısında yerlerini başka bir zümreye bırakmak mecburiyetinde kalmışlardı.

Bu hususta yalnız Hunlar bir istisna teşkil ediyorlar. Onlar oldukça muntazam bir devlet makinesi kurmağa muvaffak olmuşlar, amma işgal ettikleri sahanın fevkalâde büyük olması ve bu hudutlar içinde Hun-Türk unsurunun fazla bir ekseriyet teşkil etmeyişi, Attilâ’nın ölümünü müteakip Hun devletinin derhal yıkılmasını intaç etmiştir.

Ayni vaziyet Avarlarda da tekrarlanır gibi görünüyor. Karadenizin şimalinde iken münferit kabileler halinde yaşayan Avar heyeti Transilvanya ve Panonyada Bayan hanın kâkimiyeti altında bir devlet haline geliyor ve birçok Türk olmıyan kavimleri de tabiiyeti altına alıyor; Avar devletinde de yabancı unsurların büyük bir kalabalık teşkil etmiş olduğu anlaşılıyor. Yabancı zümreler birer birer Avar hanlarının hâkimiyetinden kurtulduktan sonra Avar kütlesi adetçe gittikçe azalmış ve 8- inci asrın sonunda Frank hücumuna karşı dayanamıyarak mağlûp olmuştu.

Peçeneklerin arkasını takiple Deşt-i Kıpçağa gelen Uzlar ise tam bir kabîle heyeti halinde yaşamakta devam etmişler ve mütemadiyen tazyika maruz kaldıklarından uzun müddet bir yerde tutunamıyarak sık sık yer değiştirip, nihayet Balkanlarda dağılmışlardı.

1060 dan sonra Deşt-i Kıpçakta hakimiyet süren Kumanlar devlet kurmak için diğer Türk kavimlerine nisbeten daha müsait bir şeraiti haiz olmalarına rağmen, ta Moğol istilâsına kadar bir federasyon halinde kalmışlardı. Ayni hali Peçeneklerde de görüyoruz. Bu kavim tarihinin devamı müddetince “bir kabîle heyeti,, olmaktan kurtulmamıştır.

Yukarda adlarını saydığımız bu Türk kavimleri orta kurun tarihinin siyasî-ve buna bağlı olarak İktisadî ve medenî tarihinde çok büyük, fakat halihazırda daha tamamile tesbit olunmıyan, roller ifa etmişlerdir. Bu kavimlerden hâlâ hiç birisinin tam bir tarihi yazılmamış olduğundan cihan tarihinin bu kısmı boş kalıyor. Mevzuumuz olarak aldığımız Peçeneklerin tarihini yazmaktan maksat ta bu boşluğu hiç olmazsa kısmen doldurmaktır.

Peçeneklere dünya tarihinde çok mühim bir rol isabet etmiştir. Bunun neden ibaret olduğunu eserimizde göstermeğe çalışacağız. Burada yalnız birkaç noktaya işaret etmek istiyoruz; Peçenekler 150 yıl gibi uzun bir zaman Don ile Tuna nehirleri arasını işgal etmiş olmakla çok mühim siyasî vaziyetlerin vücude gelmesinde amil olmuşlardı; onlar da : Şark Slavlarının tamamile cenup Slavlarından ayrı düşmeleri ve Kiev Rusyasının Karadenizin şimalindeki Bozkırlara inmesine mani olunmasıdır. Sonra, Orta Avrupa’da Orta kurunun en mühim siyasî varlığı olan Macaristan’ın Tuna-Tisa sahasında teşekkül etmesinde şüphesiz Peçenekler en büyük bir rol oynamışlardır.

Peçenekler XI inci asrın başlarından itibaren Balkan yarımadasına akınlar yapmışlardır; birkaç yıllar sonra Peçenek zümrelerinin bazıları buralarda yerleştirilmiştir. XI inci yüzyılın ortalarından sonra Tuna’nın cenup sahilleri, bugünkü Bulgaristan ve Makedonya Peçeneklerin yatağı olmağa başlıyor; ve buralarda birçok Peçenek kolonilerinin tesis edilmiş olduğunu görüyoruz. Ayni zamanda Balkan yarımadasının bir çok yerlerinde Peçeneklerle meskûn mahallere tesadüf ediyoruz.

Görülüyor ki, Kumanlardan ve Anadolu’dan geçen Türklerden çok evvel, Rumeli ve Balkanlar Oğuz Türklerinin bir zümresi tarafından meskûndu. Nihayet Peçeneklerin BizanslIlar üzerine arkası kesilmiyen hücumları Anadolu’nun Selçuklu Türkleri tarafından işgalini çok kolaylaştırmış olması muhakkaktır. Anadolu’nun Selçuklu Türkleri tarafından alınması tarihini araştırırken bu ciheti de gözden kaçırmamak gerektir.

Peçenekler, Karadenizin şimalinde yaşamış olan Türk göçmenlerinin belki de en tipikleridir. Biz bu kavmi tetkik ederken daha evvelki Türk göçmenleri hakkında da epey bir fikir edinmiş oluruz. Diğer taraftan Peçeneklere ait kaynakların çokluğu bunları araştırmada büyük bir kolaylık teşkil ediyor.

Önsöz’den

İndir (PDF, 8.78MB)

TSK Mehmetçik Vakfı

Yorum yazın !

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

“Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar