Başyazı »

Yorum Yap |

Pekin’deki Yasak Şehir, tarih boyunca 24 Çin imparatorunun sarayı oldu. Fakat yüzyıllardır, Moğol imparatoru olan Kubilay Han’ın, 13. yüzyılda Pekin’deki sarayının yeri bir sır olarak kalmıştı. Yeni çalışmalar sırasında, Kubilay Han’ın kurduğu Yuan Hanedanlığı’nın sarayına ait …

Read the full story »
Kütüphane

E-kitap olarak sunulan kitapların tamamı tanıtım amaçlıdır. Telif hakkı olduğunu düşündüğünüz eserleri bize bildirebilirsiniz.

Kültür&Sanat

Tarihin başlangıcından günümüze kadar Türklerin dünya medeniyetine kazandırdıkları

Belgeseller

Kadim Türklerle ilgili pek çok bilinmeyene ışık tutan birbirinden güzel belgeseller

Arkeoloji

Yerli ve yabancı araştırmacıların gerçekleştirdikleri arkeoloji çalışmaları

Duyurular

Türk tarih araştırmalarında son gelişmeler, konferanslar, sempozyumlar

Anasayfa » Hocalarımız, Türkiye

Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu

 

Türk milliyetçiliğinin, tarih ve kültürünün inşacılarından, emsalsiz bir yorumcu, büyük bir tarihve kültür adamıdır.  1914 yılının Ocak ayında Burdur’da doğar. Babası Receb Bey Cihan savaşında Erzurum cephesinde şehit düşmüştür. Annesi Hatice Hanım oğlunu büyük fedakârlıklarla yetiştirmiştir. Oğlu da onun bu gayretine karşılık verir ve okulunu her yıl birincilikle bitirir.

kafesogluKafesoğlu okula dedesi Hacı Ahmed Ağa’nın yanında başlar. Tefenni İlkokulu’ndan sonra İzmir Muallim Mektebi’ni bitirerek 1932’de Afyon’da öğretmenliğe başlar. Fakat içerisindeki okuma ve başarma azmi bitmemiştir. 1936 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ne girer. Burada sonraki hayatını yönlendirecek çok değerli hocalarla tanışır. Fakülteyi 1940 yılında bitirerek Macaristan’a gider. Macaristan’dan 1945 yılında doktorasını tamamlamış olarak yurda döner.Yurda dönüşünde Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde çalışmaya baslar. Fakat aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne “Orta Çağ Tarihi Kürsüsü Asistanı“olarak tayini yapılır.1946 yılında Müzeyyen Hanımla evlenir. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah hakkındaki teziyle doktor, Harzemşahlar Devleti Tarihi adlı teziyle doçent olur.(1949-53) 1957 yılında açılan Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde ilk dersi o verir. 1959 yılında profesörlüğe yükselir ve tekrar İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Umumi Türk Tarihi Kürsüsü’ne atanır. 1965 yılında Kültür Ocağı ve İstanbul Milliyetçi Öğretmenler Birliği kuruluşlarına başkan olur. Birinci Milliyetçiler Büyük Kurultayını toplayıp başkanlığını yapar. Milliyetçiler İlmi Semineri’ni yönetir.1970 yılında Zeki Velidi Togan’ın vefatıyla Türk Tarihi Kürsüsü’ne başkan olur. 1983 yılındaki emekliliğine kadar bu görevi sürdürür. Aydınlar Ocağı’nın kurucusu ve ilk genel başkanıdır.17 Ağustos 1984 tarihinde vefat eder. Bir kısmı yayınlanmamış sayısız eser, makale, deneme, ansiklopedi maddesi yazmıştır. En önemli vasfı kültür tarihçiliğinin usûl ve esaslarını belirlemesi, bu sahadaki çalışmaların ilk ve tekâmül etmiş örneklerini vermesi, toplumun çeşitli kesimlerinden sayısız öğrenciler yetiştirmesidir.

TÜRK’Ü EN İYİ ANLATAN ADAM

Daha yıllarca bir benzerinin bile kolay yazılamayacağı âbide eseri “Türk Millî Kültürü” ise hemen bütün üniversitelerimizde ve yüksek okullarımızda ders kitabı olarak okutulmaktadır. Yetiştirdiği öğrencileri pek çok üniversitemizde kürsü başkanları durumundadırlar. Fakat o hep sessiz ve mütevazı kalarak çalışmayı seçmiştir. Temel fikir ve düşüncelerinin toplandığı “Türk Milliyetçiliğinin Meseleleri” adlı eseri Millî Eğitim Bakanlığı’nın ünlü “1000 Temel Eser” dizisinde ilk defa yayınlandığında tarihî Babıalî Caddesi daha önceleri görülmemiş bir manzara ile karşılaştı: Sıraya giren gençler MEB Yayınevi’nin Ankara Caddesi’ndeki merkezinden bu kitabı alıyorlardı… O günlerden beridir tekrar tekrar basılan bu ünlü eseri hâlâ Türk gençliğine ışık tutmakta devam etmektedir. Fakat bütün bunlara rağmen arasanız Türkiye’mizde yayınlanan pek çok ansiklopedide bir İbrahim Kafesoğlu maddesine rastlayamazsınız. Çünkü o, İstiklâl Marşı şâirimiz Mehmet Âkif Ersoy gibi “sessiz yaşadım, kim beni nereden bilecektir…” diyenlerdendi.Bütün ömrünü Türk kültürünü araştırmaya vakfetmişti Kafesoğlu, Türk milliyetçiliği tarihinde gelmiş geçmiş fikir adamları arasında Türk’ü en iyi tahlil eden, yorumlayan ve eserlerinde Türk ruhunu en iyi ifade eden adam olarak tanınmıştır. Hocalığının ilk günlerinden ölümüne yakın zamana kadar hep Türklük için fikir üretti, araştırdı, yazdı ve konuştu. Türk milliyetçiliği tarihinde gelmiş geçmiş fikir adamları arasında yalnız ve yalnız odur ki Türk’ü en iyi tahlil eden, yorumlayan ve eserlerinde Türk ruhunu en iyi ifade eden adam olarak tanınmıştır. Hocalığının ilk günlerinden ölümüne yakın günlere kadar hep Türklük için fikir üretti, araştırdı, yazdı ve konuştu. Ebediyete göçtüğünde arkasından bir kitaplık dolusu makale, araştırma ve yorum eseri bıraktı. Kitapları hâlâ Türk gençliğinin ve Türk insanının yolunu aydınlatmaya devam ediyor.

Bir soru üzerine Yahya Kemal’in en mukaddes tanıdığı üç temel unsur arasında sıra ile “Dil, Din ve Vatan” cevabını verdiği gibi İbrahim Kafesoğlu da “Türk milliyetçiliği nedir?“sorusuna sırası ile “Türkçe, Din, Tarih Şuuru” demiştir. Bugünkü Türkiye’mizde ilköğretim ve lise müfredatlarında yapılan değişikliklerde özellikle dil, din ve tarihin eğitim dışı bırakılmak istenmesinin ne kadar vahim bir gelişme olduğunu Kafesoğlu’nun kitaplarını okuduğumuzda daha derin bir ürpertiyle müşahade ediyoruz.

İBRAHİM KAFESOĞLU KİMDİR?

Türk milliyetçiliğinin, tarih ve kültürünün büyük adamı, emsalsiz yorumcusu, tarih ve kültür adamı Kafesoğlu, 1914 yılı Ocak ayında Burdur’da doğmuştur. Babası Receb Bey Cihan savaşında Erzurum cephesinde şehit düşmüştür. Annesi Hatice Hanım oğlunu büyük fedâkarlıklar pahasına yetiştirmiştir. Okulunu her yıl birincilikle bitirdi. Kafesoğlu dedesi Hacı Ahmet Ağa’nın yanında Tefenni İlkokulu’nu, İzmir Muallim Mektebi’ni bitirerek 1932’de Afyon’da hocalığa başlamıştır. 1936’da Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ne girmiştir. Burada da çok değerli hocaların yanında 1940’da yüksek tahsilini tamamlamıştır. Doktorasını Macaristan’da yapmıştır.

1945’de yurda dönmüştür. Üniversitelerimizin çeşitli kademelerinde binlerce öğrenci yetiştirdikten sonra, 18 Ağustos 1984’de İstanbul’a vefat etmiştir. Mekânı cennet olsun. Rahmetli hoca ile birçok dernek kurucusu olduk ki bunların en önemlisi diyebileceğimiz Türk Edebiyatı Cemiyeti’dir (Şimdiki Türk Edebiyatı Vakfı) Hocanın yazı yazdığı süreli yayınların miktarı bir hayli kabarıktır. Eserlerine gelince bunları şöyle saya biliriz:

1- Macaristan Tarihi,

2- Sultan Melikşah Devrinde Büyük Selçuklu İmparatorluğu

3- Selçuklu Ailesinin Menşei Hakkında,

4- Harzemşahlar Tarihi,

5- Türkler ve Medeniyet,

6- Malazgirt Meydan Muharebesi,

7- Türk Milliyetçiliğinin Meseleleri,

8– Eski Türk Dini,

9- Selçuklu Tarihi,

10- Sultan Melikşah

11- Türk tarih ve Kültürü,

12– Tarih (Lise I ve II. sınıfları için),

13- Türk Millî Kültürü

14- Kutadgu Bilik ve Kültür Tarihimizdeki Yeri

15- Atatürk İlkeleri ve Dayandığı tarihî temeller

16- Türk-İslâm Sentezi. Yayınlanacak pek çok eseri de henüz kitaplaşmamıştır. “Türk Millî Kültürü” eserinden dolayı Türkiye Millî Kültür Vakfı’nın büyük armağanını kazanmış ve yine aynı vakıf tarafından büyük kültür armağanını almıştır. Daha sonraları pek çok kültür armağanları almıştır.

TSK Mehmetçik Vakfı

Yorum yazın !

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

“Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar