Başyazı »

Yorum Yap |

Moğol ordusu, Polonya ve Macar ordularını yenerek, 1241 yılında Macaristan’ı işgal etti, bu nedenle Macar kralı kaçmak zorunda kaldı. 1242’de, büyük bir askeri direniş olmamasına rağmen, Moğollar apar topar ülkeden ayrıldı. 

Ağaç halkaları, araştırmacıların …

Read the full story »
Kütüphane

E-kitap olarak sunulan kitapların tamamı tanıtım amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz eserleri e-posta adresimiz aracılığıyla bize bildirebilirsiniz.

Kültür&Sanat

Tarihin başlangıcından günümüze kadar Türklerin dünya medeniyetine kazandırdıkları

Belgeseller

Türk tarihi ile ilgili hazırlanmış birbirinden güzel belgeselleri bu başlık altında bulabilirsiniz.

Arkeoloji

Yerli ve yabancı araştırmacıların gerçekleştirdikleri arkeoloji çalışmaları, güncel arkeoloji haberleri...

Duyurular

Genel Türk Tarihi alanında yurt içinde ve yurt dışındaki son gelişmeleri bu köşeye ekleyeceğiz. Siz de burada duyurmak istediklerinizi bize iletebilirsiniz.

Anasayfa » Kültür&Sanat, Türk Büyükleri

Yusuf Akçura

Akçuraoğlu_Yusuf_Beyİdil-Ural ülkesinde Volga boyunda Simbir (yeni adı ile İlyanovsk) şehrinde bir fabrikatör ailesinde 2 Haziran 1876 tarihinde dünyaya geldi. 1879 da babasını kaybetti. Daha sonra annesi ve kardeşi Yusuf’u olarak Kırım üzerinden İstanbul’a geldi. Askeri Rüştiye’yi tamamladıktan sonra 1894’te Harbiye mektebine ve 1896 yılında Erkan-ı Harb sınıfına intisab etti. 1895 depreminde annesini de kaybeden Yusuf Akçura, 1897’de Fizan’a sürgün edildi. Buradan 1899 yılında Fransa’ya kaçtı ve burada Siyasi ilimler okulunda öğrenimini tamamladı (1903). Mezuniyetinden sonra Türkiye’ye gidemeyeceği için esas yurdu olan Züyebaşı köyüne yerleşti. Burada ikamet ettiği müddet içerisinde “Üç Tarz-ı Siyaset” makalesini yazdı. Kahire’de Genç Türkler tarafından çıkanlmakta olan Türk gazetesinde 1904 yılında yayınlandı. İkinci Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul’a döndü. Türkiye’yi vatan edinerek 11 Mart 1935 tarihindeki ölümüne kadar Türkiye’de kaldı. Milletvekilliği, üniversite Hocalığı, Türk Tarih Kurumu başkanlığı gibi önemli görevlerde bulundu. Türkçülüğü siyasi platforma getiren, hayatı boyunca bu amaç için çalışan bir fikir adamı olarak bilindi.

Kendisinin de belirttiği gibi, Üç Tarz-ı Siyaset Akçura’nın en önemli eseridir. Bu eserden önce Osmanlı saltanatının son devredeki siyaset biçimlerini sıralayan, herbir biçime belli bir ad vererek csas hatlarını sivrilten bir eser yazılmış değildir. Ayrıca Türkçülük o güne kadar sadece kültür planında, bilhassa dilde ve tarihte ele alınmıştır. Ahmed Vefik ve Süleyman Paşalarla, Ali Suavi ile başlayan dil ve Tarih Türkçülüğü, bilhassa 1890’larda ikdamcılarla, Necib Asım, Veled Çelebi, Şemseddin Sami gibi şahsiyet lerle devam eder. Türkçülük düşünccsi 20. yy.’ın başlarına kadar bir siyaset programı halinde ortaya konulmuş değildi. Bu açıdan Akçura’nın “Üç Tarz-ı Siyaset” makalesinde Türkçülük ilk defa bir siyaset tarzı olarak ele alınmıştır.

Kars Milletvekili iken 11 Mart 1935’te geçirdiği kalp krizi sonucunda İstanbul’da vefat eden Yusuf Akçura Edirnekapı şehitliğine defnedilmiştir.

 

Yorum yazın !

Add your comment below. You can also subscribe to these comments via RSS

“Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk Dili dünyanın en güzel, en zengin ve en kolay dilidir.”

You can use these tags:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> 

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar